Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Örtüler
– Satırlar
– Sıralar
– Perdeler
– Kumaşlar
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların yüzünü gözünü örten estâra inanıp kanma, kötülük ruhun içindedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Örtüler
– Satırlar
– Sıralar
– Perdeler
– Kumaşlar
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların yüzünü gözünü örten estâra inanıp kanma, kötülük ruhun içindedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Sırlar
– Gizemler
– Gizlilikler
– Keyif verici uyuşturucu
– Hint kenevirinden çıkarılan uyuşturucu
– Gizler
– Marihuana
Cümle içinde kullanımı: “Aile arasında olan esrârları yaymak ve dedikodusunu yaymak ayıptır.”
Kelime Kökeni: Sıfat-ad
– Karaya çalar
– Buğday renginde
– Esmer benizli kimse
– Kurşuni renk
– Yağız
– Esved
– Karayağız
– Siyah
Cümle içinde kullanımı: “Ten rengi olan esmer olan güneş ışığından çok fazla etkilenmiyorlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Gece masalları
– Ürünler
– Meyveler
– Yemişler
Cümle içinde kullanımı: “Gözden çıkarılan esmâr çöpe atılmak yerine hayvanların yiyebileceği şekilde tekrar kullanılmalıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Müptela
– Köle
– Tutsak
– Kul
– Bende
– Düşkün
– Duçar
– Mütekarib
– Esir
Cümle içinde kullanımı: “Esirlikten kurtulduğunu düşünürken düşüncelerinin baskısından kurtulamıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Atmosfer
– Eter
– Evreni dolduran cisimler
– Dünyayı saran gaz tabakası
– Hava yuvarı
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğlu elle tutulmayan gözle görülmeyen esîr sayesinde yaşar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Seherler
– Seher vakitleri
– Evvelki vakitler
– Tan ağartıları
Cümle içinde kullanımı: “Yarından sonraki tüm eshâr vakitlerini seninle birlikte omuz omuza geçirmek istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Seferler
– Ciltlenmiş büyük kitaplar
– Yolculuklar
– Yola gidişler
– Seyahatler
Cümle içinde kullanımı: “Gidenler şehirleri ve insanları arkalarında bırakarak esfâr etmeye devam ettiler.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Eser sahibi olan
– Eseri üreten kimse
Cümle içinde kullanımı: “Eserdâr galeride yayınlanan tüm eserlerini kıvanç içinde sergiliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bakiyye
– Alamet
– Nişan
– Vücudu kalkmış bir şeyin kalan kısmı
– Telif
– Bir adamın vücuda getirdiği şey
– Eski zamanlardan kalma masnuat
– Âsâr-ı atîka
– Yapıt
– Kitap
– Yayın
– İşaret
Cümle içinde kullanımı: “Bütün eserlerinde gizli bir hüzün, saklı bir cennet saklı gibi.”