Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Dîv-bâd Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-ad

– Cinnet geçirme

– Sinir krizi geçirme

– Kasırga

– Fırtına

– Şiddetli rüzgar

– Şiddetli fırtına

Cümle içinde kullanımı: “Meğerse huri olarak gördüğümüz o kadın gerçekte dîv-bâd bir surete sahipmiş.”

Dîvânî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Divanla ilgili

– Divana özgü

– Hat sanatında yer alan ve özellikle Divân-ı Humâyûn’da ferman

– Berat

– Ahitname türü yazılarda yazı stili

– Özel yazı türü

Cümle içinde kullanımı: “Beratta görmüş olduğunuz Dîvânî, hareketli ve karmaşık bir görünüme sahip olan zor bir yazı türüdür.”

Divân-hâne Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-divân+Farsça-hâne

– Odalar üstündeki geniş ve iyi döşenmiş sofa

– Kubbealtı

– Bahriye nezareti dairesi

– Geniş hol

Cümle içinde kullanımı: “Divân-hâne de oturup yapılan hasbihal sonrasında şerbetlerini için bir ortak yol buldular.”

Divâne-rev Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Çılgın

– Deli gibi hareket eden

– Delirmiş gibi davranan

– Mecnun

Cümle içinde kullanımı: “Divâne-rev misali vücudunu oradan oraya vurdun da yanan gönlüne bir su bulamadın.”

Divânçe Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-divân+Farsça-çe

– Küçük şiir mecmuası

– Küçük divan

– Harf sırası tertibiyle hazırlanan şiir mecmuası

Cümle içinde kullanımı: “Cebinde sürekli divânçe taşıyan, güzel sözlere aşık bir adamdı.”

Divân-ı İlâhî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Ahiretteki hesap günü

– Haşirde muhasebe günü

– Öbür dünyada hesap günü

Cümle içinde kullanımı: “Günahsızlar Divân-ı ilâhî de korkusuzca öne çıkarken mazlumların ahını alanlar yüzlerini eğecek.”

Divân-ı Hümâyun Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Halkın şikayetlerinin dinlenerek çözüme kavuşturulduğu ve devlet işlerinin görüldüğü padişah huzuru

– Osmanlı döneminde meclisin çalıştığı yer

Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı Hümâyun da halk davaları ve şikayetleri dinlenerek çözüm bulunur sulh sağlanırdı.”