Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cinnet geçirme
– Sinir krizi geçirme
– Kasırga
– Fırtına
– Şiddetli rüzgar
– Şiddetli fırtına
Cümle içinde kullanımı: “Meğerse huri olarak gördüğümüz o kadın gerçekte dîv-bâd bir surete sahipmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cinnet geçirme
– Sinir krizi geçirme
– Kasırga
– Fırtına
– Şiddetli rüzgar
– Şiddetli fırtına
Cümle içinde kullanımı: “Meğerse huri olarak gördüğümüz o kadın gerçekte dîv-bâd bir surete sahipmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Duvarcı ustası
– Duvarcı
– Duvar ören kimse
Cümle içinde kullanımı: “Öyle bir dîvâr-ger bul ki işinin ehli olduğunu duvara dokununca görebilelim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Divanla ilgili
– Divana özgü
– Hat sanatında yer alan ve özellikle Divân-ı Humâyûn’da ferman
– Berat
– Ahitname türü yazılarda yazı stili
– Özel yazı türü
Cümle içinde kullanımı: “Beratta görmüş olduğunuz Dîvânî, hareketli ve karmaşık bir görünüme sahip olan zor bir yazı türüdür.”
Kelime Kökeni: Arapça-divân+Farsça-hâne
– Odalar üstündeki geniş ve iyi döşenmiş sofa
– Kubbealtı
– Bahriye nezareti dairesi
– Geniş hol
Cümle içinde kullanımı: “Divân-hâne de oturup yapılan hasbihal sonrasında şerbetlerini için bir ortak yol buldular.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çılgın
– Deli gibi hareket eden
– Delirmiş gibi davranan
– Mecnun
Cümle içinde kullanımı: “Divâne-rev misali vücudunu oradan oraya vurdun da yanan gönlüne bir su bulamadın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Divane olma durumu
– Delilik
– Cinnet
– Aklını yitirmiş
– Kaçık
Cümle içinde kullanımı: “Bu aştan bertaraf olurken divânegî olup yemeden içmeden kesildi.”
Kelime Kökeni: Arapça-divân+Farsça-çe
– Küçük şiir mecmuası
– Küçük divan
– Harf sırası tertibiyle hazırlanan şiir mecmuası
Cümle içinde kullanımı: “Cebinde sürekli divânçe taşıyan, güzel sözlere aşık bir adamdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ahiretteki hesap günü
– Haşirde muhasebe günü
– Öbür dünyada hesap günü
Cümle içinde kullanımı: “Günahsızlar Divân-ı ilâhî de korkusuzca öne çıkarken mazlumların ahını alanlar yüzlerini eğecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Halkın şikayetlerinin dinlenerek çözüme kavuşturulduğu ve devlet işlerinin görüldüğü padişah huzuru
– Osmanlı döneminde meclisin çalıştığı yer
Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı Hümâyun da halk davaları ve şikayetleri dinlenerek çözüm bulunur sulh sağlanırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Haysiyet divanı
– İtibar makamı
– Saygınlık meclisi
Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı haysiyet meselesi olmadığı sürece her şey mazide kalacaktır.”