Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Allah’a yakarma
– Allah’a yalvarma
– Yakarış
– Tanrıdan yardım dileme
– Tazarru
– Niyaz
– İstek
– Muhtaçlık
Cümle içinde kullanımı: “Ellerini yukarıya kaldırıp dua etmekten gocunma, utanma sakın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Allah’a yakarma
– Allah’a yalvarma
– Yakarış
– Tanrıdan yardım dileme
– Tazarru
– Niyaz
– İstek
– Muhtaçlık
Cümle içinde kullanımı: “Ellerini yukarıya kaldırıp dua etmekten gocunma, utanma sakın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Yakın dostlarla ve sevgililerle içilen şarap
– Toplantıdaki kişilere şarap ikram etme
– Büyük kadeh
– Şarap sunma
Cümle içinde kullanımı: “Birlikte yudumladığımız bu dost-kânî unutmayın, zorlu günler geldiğinde içimizi ısıtacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Büyük kadeh
– Dost edinmeyi seven
– Dost tutan
– Dost canlısı
Cümle içinde kullanımı: “Dışarıdan dost-kân biri gibi görünüyordu meğerse hepsi bir aldatmacaymış.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dost canlısı
– Arkadaş canlısı
– Arkadaşlığına değer veren
Cümle içinde kullanımı: “Çevrendeki kişilerin dost-kâm olmalarına özen göster.”
Kelime Kökeni: Farsça-adam
– Dostluk
– Dostça davranış
– Dostane
Cümle içinde kullanımı: “Dostî davranışlarıyla herkesin kalbini çalmayı başardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dostluk kuran
– Dostu olan
– Sevgilisi olan
– Dostu tutan
Cümle içinde kullanımı: “Dost-dâr kişileri pek bir severim, cana yakın insanlarla iyi geçinen.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kale muhafızı
– Kale merkez kumandanı
– Kale bekçisi
– Komutan
Cümle içinde kullanımı: “Dizdâr gibi bekleyen gözlerinin habisinde sürgündüm.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Horozlar
– Dikler
– Tavuğun erkekleri
Cümle içinde kullanımı: “Tavukların peşinden koşan diyeke sabahtır ötüp duruyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Anadolu
– Osmanlı ülkesi
– Anadolu’ya verilen eski isim
Cümle içinde kullanımı: ” Diyâr-ı rûm’da yaşamış atalarımız geriye birçok eser bırakmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Avrupa
– İslam olmayan ülkeler
– İslam ülkelerinden olmayan ülkeler
Cümle içinde kullanımı: “Birçok vatandaşımız geçimlerini sağlayabilmek için diyâr-ı Küfr de çalışıyor.”