Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsanoğlu
– İnsan
– Ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı Âdem saraylar yapsa neye yarar, içinde oturacak bahta sahip olmadıktan sonra.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsanoğlu
– İnsan
– Ademoğlu
Cümle içinde kullanımı: “Ebnâ-yı Âdem saraylar yapsa neye yarar, içinde oturacak bahta sahip olmadıktan sonra.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Oğullar
– İbnler
– Çocuklar
– Veletler
– Ferzendeler
– Yavrular
– Erkek evlatlar
Cümle içinde kullanımı: “Atalarının izinden giden ebnâ toprağın dilinden anlar kıymetini bilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Aptallık
– Bönlük
– Budalalık
– Saflık
– Safiyet
Cümle içinde kullanımı: “Mevzubahis eblehı oldu mu söyleyecek bir şey kalmıyor geriye.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebleh+Farsça-âne
– Budalaca
– Aptalca
– Ahmakça
– Eblehçesine
Cümle içinde kullanımı: “Eblehâne gibi konuşmadan söylenmeden duramaz pek mantıklı biri değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Alaca bulaca
– Rengarenk
– Ala bacak veya ala paça at
– Renk renk
– Çeşitli renkleri olan
Cümle içinde kullanımı: “Gökkuşağının eblak görünümüne bakıpta mutlu olmayan var mıdır?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dilsizlik
– Dilsiz olma durumu
– Konuşamayan
– Ebkemiyet
Cümle içinde kullanımı:”Ebkemiyyet rahatsızlığından muzdarip olanlarda genelde sağırlık da olabiliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dilsizlik
– Dili olmamak
– Konuşma becerilerini kullanamayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Doğuştan ebkemı doğan çocuğun ömrü boyunca konuşamayacağı söyleniyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ebkem+Türkçe-çüş
– Bön
– Ahmak
– Avanak
– Saf
– Budala
Cümle içinde kullanımı: “Ebkemçüş bakmaktan bir türlü uslanmadı, kendisini aşağılamalarına izin veriyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dilsiz
– Epsem
– Ahraz
– Konuşamayan
– Konuşma engelli
– Sessiz olan
Cümle içinde kullanımı: ” Konuşmaktan sakınan ebkem, dilini anlaşmak için kullanamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bakireler
– Bikrler
– Kız oğlan kızlar
– İlk kez söylenmiş mazmunlar
– Bekarlar
Cümle içinde kullanımı: “Bu toprakların ebkâr olarak tanımlanabilir daha öncesinde hiç tarım yapılmamış.”