Kelime Kökeni: Arapça-sıfat, çoğul ad
– Fikirler
– Düşünceler
– Sıkıntı
– Tasa
– Üzüntü
– Kaygı
– Çok fakir
– Kuruntular
Cümle içinde kullanımı: “Saat geceyi biraz geçince bastıran efkâr ruhumun derin dehlizlerine sızıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat, çoğul ad
– Fikirler
– Düşünceler
– Sıkıntı
– Tasa
– Üzüntü
– Kaygı
– Çok fakir
– Kuruntular
Cümle içinde kullanımı: “Saat geceyi biraz geçince bastıran efkâr ruhumun derin dehlizlerine sızıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Zeyrek
– Çok zeki
– Çok kavrayışlı
– Anlaması çabuk olan
– Şeref sahibi kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dilerim efhem bir çocuktur bizleri uğraştırmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– En üstün
– Çok övünülecek kimse
– İri vücutlu
– Büyük cüsseli
Cümle içinde kullanımı: “Güreşte efhar olan değil çevik hareket eden kazanır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Daha büyük
– Saygın
– Fehametli
– En yüce
– Şeref sahibi
– En ulu
– Çok büyük
Cümle içinde kullanımı: “Efham hocamız değerli varlığıyla akşam yemeğimizi onurlandırdı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Düşkün
– Zavallı
– Atılmış
– Yıkılmış
– Aciz
– Bakımsız
– Surat
– Biçare
– Düşürülmüş
Cümle içinde kullanımı: “Efgende halini bizden mesul tutması bir yana hayatından da zevk almıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Atan
– Düşüren
– Düşürücü
– Yıkıcı
– Yere atan
– Yıkan
– Yere atıcı
Cümle içinde kullanımı: “Yüreğine zulüm edip efgen eyleyeni sevmeyi bırak ve uzaklaş.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yaralı
– Sıkıntılı
– Dertli
– Hüzünlü
– Cerih
– Kötürüm
Cümle içinde kullanımı: “Savaştan döndüğünde efgâr bacağı topallamaya başladı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dşük
– Cenin
– Yavru atma
– Gebeliğin sonlanması
Cümle içinde kullanımı: “Kadının efgâne yapması ruhsal olarak yıpranmasına neden olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-çoğul ad
– Afgan
– Figanlar
– Feryatlar
– İstimdat
– İnleme
– Ağlama
Cümle içinde kullanımı: “Efgân duyuluyor sağır kulaklarda ama lakin dönüp bakan yok.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mevla
– Sahip
– Malik
– Seyyid
– Çelebi
– Hakim
– Erkeklere kullanılan seslenme sözü
Cümle içinde kullanımı: “Ah efendi bu kadıncağız neler gördü neler çekti bir bilseniz acır şefkat gösterirdiniz.”