Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Feresler
– Atlar
– Esbler
– Beygirler
– Kısraklar
– Dişi atlar
Cümle içinde kullanımı: “Dağlarda gördüğümüz efrâs yabani olmakla birlikte güzelliği tartışılmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Feresler
– Atlar
– Esbler
– Beygirler
– Kısraklar
– Dişi atlar
Cümle içinde kullanımı: “Dağlarda gördüğümüz efrâs yabani olmakla birlikte güzelliği tartışılmaz.”
Kelime Kökeni Farsça-sıfat
– Yükseltilmiş
– Kaldırılmış
– Yükselmiş
– Kaldırmış
Cümle içinde kullanımı: “Efrâhte sevaplar yoktur, cennet garanti altına alınan bir arsa değildir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yükseltilmiş
– Kaldırılmış
– Yukarı kaldırılmış
– Yükseğe çıkartılmış
Cümle içinde kullanımı: “Sevapları efrâhte olmuş kullarından eyle bizi Yarabbi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sevinmeler
– Ferahlıklar
– İç açılmaları
– Coşkular
Cümle içinde kullanımı: ” İçimizdeki efrâh duyduğumuz müjdelerden kaynaklı.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Bireyler
– Fertler
– Askerler
– Erler
Cümle içinde kullanımı: “Efrâdımız sağ olsun bizler haram mala göz dikmeyiz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Gök bilimi uğraşan
Cümle içinde kullanımı: “Eflâs-şinâs kişilerin yerle alakası olmaz göklere sevdalıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Eflake mensup
– Melek
– Gökte oturan melek
Cümle içinde kullanımı: “Eflâkî hatırına şu bulutların seyrine doyum olmuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Felekler
– Yarık
– Barınak
– Sığınak
– Çatlak
– Vadi
– Alemler
– Yükler
– Kaderler
Cümle içinde kullanımı: “Keşfedilmemiş eflâk ve toprakları görmek, hissetmek ve yaşamak isteriz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yere atılmış
– Dürülmüş
– Yıkık
– Düşkün
-Yıkılmış
– Harap olmuş
Cümle içinde kullanımı: “Yerle yeksan olmuş efkende ruhumu sen mi kurtaracaksın.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yere atan
– Düşüren
– Atıcı
– Yıkıcı
– Düşkün
– Düşürücü
Cümle içinde kullanımı: “Vefasız aşıklar kadınların kalplerini efken edip arkalarına bakmazlar.”