Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Anadolu
– Güneşin doğduğu yön
– Anatolia
Cümle içinde kullanımı: “Anadolu’nun eski adlarından bir diğeri de Bilâd-ı Rum’dur.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Anadolu
– Güneşin doğduğu yön
– Anatolia
Cümle içinde kullanımı: “Anadolu’nun eski adlarından bir diğeri de Bilâd-ı Rum’dur.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dört şehir
– Dört kent
– Bursa, Edirne, Şam, Kahire
Cümle içinde kullanımı: “Bilâd-ı Erba’a olarak bilinen dört şehrimiz Bursa, Edirne, Kahire ve Şam kentleridir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– On şehir
– On kent
– Eyup, Galata, Halep, Kandiye, İzmir, Kudüs, Larisa, Sofya, Selanik, Trabzon
Cümle içinde kullanımı: “Havass-ı Refia dahil olmak üzere Bilâd-ı aşere de bilâd-ı hamse kadıları vekillik ederdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-belde’nin çoğul biçimi
– Beldeler
– Yerleşim yerleri
– Çevreler
– Mekanlar
– Şehirler
Cümle içinde kullanımı: “Bilâd da yaşayan halk yoksulluktan kırılıyor, hastalık deseniz almış başını gitmiş durumda.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sıkıntı
– Üzüntü
– Keder
– Acı
– Tasa
– Elem
– Kaygı
– Gam
Cümle içinde kullanımı: “Çekilen bunca bilâbil boşa çekilen haybe değil elbet mükafatını alacağımız zamanı bekleriz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Karşılıksız
– Bedelsiz
– Bedeli ödenmeyen
– Meccanen
– Ücretsiz
– Ücreti ödenmeyen
– Parasız
Cümle içinde kullanımı: “Bilâ-bedel olmayan şeyler Allah katında duayla kazanılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-edat
– Olumsuzluk edatı
– Kelimelerin başına geldiğinde menfi anlam katan ek
Cümle içinde kullanımı: “Fakire fukaraya bilâ-ücret verilen ekmekler akçeyle satılamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-kusûr
– Kusursuz
– Eksiksiz
– Kusuru olmayan
– Mükemmel
– Şahane
Cümle içinde kullanımı: “Bî-kusûr güzelliğiyle bizleri kendine meftun eden bir hanımefendidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Söylenmemiş mazmun
– Yeni bulunmuş deyiş ya da istiare sanatı incelikleriyle orijinal nitelikte yaratılmış bir söz
– Divan edebiyatında bazı kavramları anlatmak için kullanılan nükteli söz
Cümle içinde kullanımı: “Benden evla birine gönül koydun mu, söyle hadi bikr-i mazmûn yüreğine el açtırdın mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hakkında zina hükmü olmamakla birlikte zina ettiği bilinen kız
– Zinası alenilik kazanmamış bekar kıza denmektedir
Cümle içinde kullanımı: “İslam aile hukukunda erkeklerle cinsel birliktelikte bulunmamış kızlara bikr denilirken, zina ettiği bilinen ancak meşruluk kazanmayanlara ise Bikr-i Hükmî denmektedir. “