Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yarılar
– En insaflı
– Çok acıyan
– En merhametli
– Daha insaflı
– Çok vicdanlı
Cümle içinde kullanımı: “İçimizdeki ensâf kişi senmişsin meğer bizler kıymet bilemedik.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yarılar
– En insaflı
– Çok acıyan
– En merhametli
– Daha insaflı
– Çok vicdanlı
Cümle içinde kullanımı: “İçimizdeki ensâf kişi senmişsin meğer bizler kıymet bilemedik.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Dokular
– Nesicler
– Hücreler topluğu
Cümle içinde kullanımı: “Tıp alemi ensâc ve organların hikmetini her geçen gün daha fazla anlıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Putlar
– Dikili taşlar
– Soylar
– Nesepler
– Baba tarafından akrabalar
– Sülaleler
Cümle içinde kullanımı: “Ensâba ibadet edenlerin çoğu inandıklarını kendi elleriyle inşa ederler.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bir yıldız kümesi
– Nehir
– Irmak
Cümle içinde kullanımı: “Rüyasında berrak en-nehr ve balıklar görmüş anlamını soruyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Misal
– Örnek
– Numune
– Model
– İdea
– Gösterilen şey
Cümle içinde kullanımı: “Enmûzec olarak sunulan ürünlere şöyle bir göz atın.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kaplanlar
– Leoparlar
– Nimrler
– Kedigiller
Cümle içinde kullanımı: “Her fatih özünde bir enmâr olup düşmana aman vermezler.”
Kelime Kökeni: Arapça.-çoğul ad
– Nikahlar
– Nikah
– Erkekle kadının evlilik birliği kurmasını sağlayan yasal işlem
Cümle içinde kullanımı: “Allah katında enkiha olanlar her alemde el ele olacak birbirlerini tamamlayacaklardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok çirkin
– Müstekreh
– Menfur
– İğrenç
Cümle içinde kullanımı: “Dışı enker olabilir lakin ruhu bir cam kadar temiz ve şeffaftır. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yıkılmış bir binanın yıkıntısı
– Döküntü
– Çöküntü
– Yıkıntı
– Harabe parçaları
– Çöken şeylerin kalıntısı
Cümle içinde kullanımı: “Varlığın evimi ısıtmazken yokluğunun enkâzına daha ne kadar tutunabilirim?”
Kelime Kökeni: Ad
– Ekin biçildikten sonra tarlada kalan saman dipleri
– Boş duran tarla
– Ekilmemiş tarla
Cümle içinde kullanımı: “Adamın başı dertten sıkıntıdan eniz gibi kalmış.”