Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koyu kırmızı bir çiçek
– Kırmızı renk
– Kırmızı şarap
– Erguvan çiçeği
– Kızıl şey
– Kırmızı kadife
Cümle içinde kullanımı: “Maviyle birleşen ercüvân çiçeklerinin verdiği huzuru başka nerede bulacaksın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koyu kırmızı bir çiçek
– Kırmızı renk
– Kırmızı şarap
– Erguvan çiçeği
– Kızıl şey
– Kırmızı kadife
Cümle içinde kullanımı: “Maviyle birleşen ercüvân çiçeklerinin verdiği huzuru başka nerede bulacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Saygınlık
– İtibar
– Prestij
– Güvenilir olma durumu
– Saygı görme
Cümle içinde kullanımı: “Ercemendî bekliyorsan öncelikle çevrene karşı duyarlı olmalısın.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Onurlu
– Şerefli
– Gururlu
– Şenlikli
– Onur veren
– Şeref veren
Cümle içinde kullanımı: “Huzurlu ercemend bir hayat sürebilmek sandığınız kadar zor değil.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Ayaklar
– Bacaklar
Cümle içinde kullanımı: “Görecek günümüz varsa eğer ercâl tutarken yanınızda oluruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Daha çok terci edilen
– Uygun görülen
– Daha üstün
– Daha racih
Cümle içinde kullanımı: “İki ürün arasından ercah olanı seçip paketlemenizi rica ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kırk
– Kırk sayısı
– Kânun-ı evvelin 9. gün dönümünde itibaren 40 gün süren soğuklar
– Kara kış
– Çile
– Tarikat ehlinin kırk gün halvete kapanması
– Kırk günlük kış dönemi
Cümle içinde kullanımı: “Kurt erbaîn zamanını unutmaz derler ayaz da kışta geçer yerine güneşli zamanlar gelir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Kazançlar
– Nemalar
– Faydalar
– Gelirler
– Karlar
– Getiriler
– Yararlar
Cümle içinde kullanımı: “Zenginlerin ve yoksulların erbâhını aynı kefeye koyamazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Okuyucu
– Okur
– Kari
– Okuyan
Cümle içinde kullanımı: “Erbâb-ı mütâlaa elbet eserin hakkını verecek yazarla işbirliği edecektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Yazarlar
– Müellifler
– Muharirrler
Cümle içinde kullanımı: “Edeniyatımızın en gözde erbâb-ı kalemi dergimizde eserlerinden notlar paylaşmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hüner sahipleri
– Sanatçılar
– Sanatkarlar
– Sanat erleri
Cümle içinde kullanımı: “Erbâb-ı hüner olana iş sorulmaz direk esere bakılır.”