Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Güzel kızıl rengi olan çiçek
– Yaprakları kalp şekilinde olan ağaç formundaki bitki
– Süs bitkisi
Cümle içinde kullanımı: “Bahçeyi kaplayan erguvanlar bana ilkbaharın hediyesi gibi geliyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Güzel kızıl rengi olan çiçek
– Yaprakları kalp şekilinde olan ağaç formundaki bitki
– Süs bitkisi
Cümle içinde kullanımı: “Bahçeyi kaplayan erguvanlar bana ilkbaharın hediyesi gibi geliyor.”
Kelime Kökeni: Ad-zarf
– Evvel ve ahir
– Erkek keçi
– Teke
– Keçi aygırı
– Fırıncı küreği
Cümle içinde kullanımı: “Ergeç hayallerini gerçekleştirebilme fırsatını yakalayabilecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-Yunanca
– Org
– Düdükleri körükle ses verilerek çalınan musiki aleti
– Çalgı aleti
– Kilise çalgısı
Cümle içinde kullanımı: “Erganun sesini işitmeye başladığında ayrı bir huzur yayılıyormuş içine.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ayyaş
– Sekeş
– Kızgın
– Öfkeli
– Hırslı
– Kızgın
– Hiddetli
Cümle içinde kullanımı: “Yılların vermiş olduğu acı kopkoyu ergande tavırlara dönüşmüş.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dolu dolu
– Varlıklı hayat
– Çok bol
– Geniş maişet
– Ferah ömür
Cümle içinde kullanımı: “Rabbim herkese ergad bir dünya nasip eylesin yoksulluk yüzü göstermesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Pek çok tercih edilen
– Daha çok
– Pek çok
Cümle içinde kullanımı: “Seçki içerisinde ergab olanları bir kenara ayırıp ayrıca satışa sunma lazım.”
–
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Örtüler
– Baş örtüleri
Cümle içinde kullanımı: “Kadınların erdiye olarak kullandıkları kumaşları getirdik.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çürük
– Çürümüş olan
– Dayanıklı olmayan
– Hastalıklı
Cümle içinde kullanımı: “Meyvelerin erdeh kısmını bıçakla kesip atmam lazım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Savaş
– Dokuz kilelik ölçek
– Harp
– Cenk
– Çekişme
Cümle içinde kullanımı: “İki toprak arasında çıkan erdeb daima halkın başına kalır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kin
-Öfke
– Garaz
– Hışım
– Hiddet
Cümle içinde kullanımı: “Durduk yere insan insana erd besler kötülük yapar mı?”