Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bakır pası
– Bakır hidrokarbonat
Cümle içinde kullanımı: “Dışarıda yağmurda kalan tencerelerin hepsinde cengâr var kalaycıya götürmek lazım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bakır pası
– Bakır hidrokarbonat
Cümle içinde kullanımı: “Dışarıda yağmurda kalan tencerelerin hepsinde cengâr var kalaycıya götürmek lazım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Vuruşma
– Savaş
– Mücadale
– Harp
– Muharebe
– Silahlı çatışma
Cümle içinde kullanımı: “İki sevgili aralarındaki aşk bittiğinde ceng ilan ediyorsa o bahsini ettiğimiz aşk değildir.”
Kelime Kökeni: Fransızca-generale
– Yabancı askerlerinin müşir, ferik ve mirliva rütbesinde bulunanlara verilen unvan
– General
– Ser
– Baş
– Yüksek rütbeli subaylar
Cümle içinde kullanımı: “Evimize teşrif edecek olan cenerali güzelce ağırlayalım ki adamı pişman etmeyelim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kalın oklava
– Tazyik
– Baskı
– Dar dere
– Boğaz
– Dar mahal
– Perdaht makinası
– Mengene
– Pres
Cümle içinde kullanımı: “Yakamıza yapışan ateş cendere misalı sıkarken dilimde sadece senin adın yaşayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cenâdil
– Kaya
– Buzul
– Taş
– Büyük kaya
– Kayaç
– Taş kütlesi
Cümle içinde kullanımı: “Boyumuz kadar cendel içinde at arabalarını nasıl ilerleteceğiz?”
Kelime Kökeni: Arapça-cenbî sözünün müennes dişil biçimi
– Arapların kullandıkları bir tür eğri kama
– İki ağzıda keskin uzun bıçak
Cümle içinde kullanımı: “Yıllar önce dedeme hediye edilen cenbiyye hala ailemizde yadigar olarak saklanır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cenâb
– Yan taraf
– Koltuğun aşağı tarafı
– Yan tarafla ilgili
Cümle içinde kullanımı: “Adımlarını cenbe doğru çevirirken başından dökülen yağmura aldırış etmedi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Mevlevîlikte ölen bir dervişin arkasından okunan dua
– Ölen dervişi hayırla yad etme
– Özel olarak terkip edilmiş dualar
Cümle içinde kullanımı: “Tekkelerde bir alim vefat ettiğinde arkadından Cenâze Gülbângı okunur dualar edilir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ölüyü defnetmek için mezarlığa kadar giden topluluk, ahali
– Cenazeyi takip eden cemaat
Cümle içinde kullanımı: “Kim bilirdi düğünün hemen arkadından cenâze alayını takip edeceğimizi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kefenlenmiş tabuta yatırılmış ölü
– Ölmüş kimse
– Yaşamını yitiren
Cümle içinde kullanımı: “Kayseri’den cenâze için gelen akrabaları şimdi otogara bırakacağız.”