Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yalancı
– Müzevir
– Sahtekar
– Fesatçı
– Yalancı adam
– Düzmeci
– Sahte işler yapan
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğlunun errac olanı hiç bir yerde kabul görmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yalancı
– Müzevir
– Sahtekar
– Fesatçı
– Yalancı adam
– Düzmeci
– Sahte işler yapan
Cümle içinde kullanımı: “İnsanoğlunun errac olanı hiç bir yerde kabul görmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tepe
– Zirve
– Uç
– Burun ucu
– Doruk
Cümle içinde kullanımı: “Dağcıların hepsi ernebe ulaşmadan bu yolculuk bitmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tavşan
– Batlamyos tarafından tespit edilen yıldız kümesi
– Tavşangiller familyasını oluşturan canlı
Cümle içinde kullanımı: “Avcıların ganimeti erneb yahnisiymiş onu yiyecekler akşama.”
Kelime Kökeni: Farsça-özel ad
– Ermeni
– Bu soyla ilgili olan
– Ermenistan halkından olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ermen olduğunu biliyorum sadece hakkında başka bir araştırma yapamadım.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Fakir
– Boşanmış eş
– Zavallı
– Fukara
– Ayakları siyah olan koyun
Cümle içinde kullanımı: “Dünya sofrasında ermel kalan bir kadını kötülemek ayıptır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kül rengi
– Gri
– Boz rengi
– Külün akla kara arasındaki rengi
– Gözü ağrıyan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Saçları ermed gözleri masmavi olunca insan bakmaya doyamıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Pişmanlık duyma
– Arzu
– Tutku
– İstek
– Yerinme
– Talep
– Teessüf
Cümle içinde kullanımı: “Söylediklerinden ve yaptıklarından erman olmamak için iyi ölçüp tartmalısın.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Çürümüş kemikler
– Çürük kemikler
Cümle içinde kullanımı: “Vatanımızı korumak adına toprak altında bulunan ermam gururumuzdur.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Mızraklar
– Süngüler
– Darbeler
– Vuruşlar
– Remhler
– Çarpışlar
Cümle içinde kullanımı: “Düşman elinden gelen ermah öldürür amma dostun tokatı süründürür.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İşveli
– Şivekar
– Edalı
– Nazlı
– Çok güzel
Cümle içinde kullanımı: “Köylü güzellerinin en safı en ermasıydı yaban ellere gitmeden evvel.”