Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Tabi’î
– Yaratılışla ilgili
– Tabiatıyla ilgili
– Kesbî karşıtı
– Tıynet
– Soydan
– İnsanın doğasından
– Mizaçtan
– Karakter
Cümle içinde kullanımı: “Eskilerden de böyleydi cibillî sıkıntı olduğundan güven duymuyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Tabi’î
– Yaratılışla ilgili
– Tabiatıyla ilgili
– Kesbî karşıtı
– Tıynet
– Soydan
– İnsanın doğasından
– Mizaçtan
– Karakter
Cümle içinde kullanımı: “Eskilerden de böyleydi cibillî sıkıntı olduğundan güven duymuyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yaratılış
– Nihâd
– Fıtrat
– Huy
– Hilkat
– Tabiat
– Kişilik
– Bünye
Cümle içinde kullanımı: “Cibilleti bozuk insandan kimse yarar gelmez kızım bunu unutma.”
Kelime Kökeni: Arapça-cibillet çoğul biçimi
– Yaradılışlar
– Huylar
– Mizaçlar
– Tabiatlar
Cümle içinde kullanımı: “Cibillâtı kötü olduğundan mütevellit bu iyiliği yapmayacağından emindim.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi cibâyât
– Devletin bütün gelirlerini tahsil etme
– Vergi toplama
– Hazineye ait paraların toplanması
– Vergileri hasıl etmek
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı döneminde toplanan cibâyet direk olarak hazineye işlenerek savaş öncesi hazırlıklar için kullanılırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yüksek dağlar
– Yüksek tepeler
– Yüksek cebeller
Cümle içinde kullanımı: “Cibâl-ı şâhika kolay kolay yıkılmaz ama dost dediğin daha güvenilir olmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-cephe çoğul biçimi
– Alınlar
– Cepheler
– Alnaçlar
Cümle içinde kullanımı: “Evin ön cibâhın da duran yabancının buralardan olmadığı o kadar belli ki.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Cübbeler
– Kaftanlar
– Düğmesiz giysi
Cümle içinde kullanımı: “Her cibâb giyeni sanma hoca, her söz söyleyene inanıp verme elini.”
Kelime Kökeni: Ad-sıfat
– Cızlayan
– Hisseden
– Kuyruk yağının kıkırdağı
– Çizgi
– Tahril
Cümle içinde kullanımı: “Bu kez hayatımın defterine bir cızık çekip önüme bakabilmenin hesabını tutuyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yazıcı
– Katip
– Erbaş
– Sekreter
– Yazman
Cümle içinde kullanımı: “Mesleği cızıcıymış öyle demiş soran herkese, umarım öyledir.”
Kelime Kökeni: Ad
Et veya benzeri şeylerin pişerken çıkardığı ses
– Yiyeceklerin kızartılırken çıkardığı ses
Cümle içinde kullanımı: “Ben sanki ben değilim, kalbimin cız eden acısında yanıyorum.”