Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsan
– Konuşan varlık
– Söz söyleyen cisim
– Şahıs
Cümle içinde kullanımı: “Evrende büyük bir yer kaplamayan cism-i nâtık, diğer canlıların en gelişmişidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsan
– Konuşan varlık
– Söz söyleyen cisim
– Şahıs
Cümle içinde kullanımı: “Evrende büyük bir yer kaplamayan cism-i nâtık, diğer canlıların en gelişmişidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gövde
– Beden
– Vücut
– İnsan bedeninde kol bacaklar ve baş dışında kalan bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Mevzu edilen hastalığın cism-i mücessem de meydana geldiğini söyleyebiliriz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Huri
– Cennet kızı
– Körpe kız
– Melek
– Sevgili
– Terbiyeli
Cümle içinde kullanımı: “Cism-i latîf bir kadın olduğunu her zaman söylemiş halini tavrını hep beğenmişimdir.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Öz
– İlk madde
– Nefis
– Derun
Cümle içinde kullanımı: “Cism-i cevherî adlandırılan bu güzel kadın, kimlere yar kimlere sevda olacak kim bilir?”
Kelime Kökeni: Arapça-cism, çoğul biçimi ecsâm, cüsûm
– Nesle
– Gözle görünen şey
– Varlık
– Obje
– Cansız varlık
– Katı haldeki madde
Cümle içimde kullanımı: “Cisimler dünya ve uzayda bir yer kaplar, ruh ise kalplerde.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Safran
– Kan
– Zafran
– Koku ve tat veren sarı toz
Cümle içinde kullanımı: “Çorlu’da yapılan yemeklerin birçoğunda cisâd kullanılır farklı bir lezzeti vardır bu sebeple.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cereyan
– Suyun akması
– Akış
– Akıntı
Cümle içinde kullanımı: “Sıvıların ciryesine bakarak nereye gideceğini tahmin edersin lakin insanoğlu hep muğlaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Saf şarap
– Katışıksız şarap
Cümle içinde kullanımı: “Akşam vakti soğuk camlara vururken bir kadeh ciryâle yalnızlığımı almaya yetmeliydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kırmızı boya
– Altın rengi
– Katışıksız şarap
– Altının kırmızı hali
Cümle içinde kullanımı: “Kadehi boyayan ciryâl genzi yakmaya başladı mı işte o zaman unut siniri gamı.”
Kelime Kökeni: Arapç-ad
– Öldürücü zehir
– Akciğer zarı iltihabı
– Satlıcan
– Delilik
– Divanelik
– Delilik
– Zatülcenp
Cümle içinde kullanımı: “Sağanak altında o kadar saat kaldıktan sonra cirsâm olmadığına şükretmeli.”