Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sersem
– Ahmak
– Ebleh
– Akılsız
– Alık
Cümle içinde kullanımı: “Her insanla baş etmesi zordur ancak cu’bûs insanla hiç geçim olmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sersem
– Ahmak
– Ebleh
– Akılsız
– Alık
Cümle içinde kullanımı: “Her insanla baş etmesi zordur ancak cu’bûs insanla hiç geçim olmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yaramaz kimse
– Fitil ucu
Cümle içinde kullanımı: “Cu’bûb birine denk geldiğiniz belli oluyor efendim oyun oynamış size.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Aç olarak
– Doymamış
Cümle içinde kullanımı: “Bir gönül ne zaman cû’an ise işte o vakit kork kendinden.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Oburluk
– Obur olma durumu
– Doymak bilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Cû-ı kelbî bir kalbe sahip olan ne aşa ne güce doyar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Nehir
– Çay
– Irmak
– Araştırma
– Arama
– Arayıp tarama
Cümle içinde kullanımı: “Cennetin cû ırmaklarından içmeyi nasip etsin yaradan.”
Kelime Kökeni: Farsça-cüng
– Gemi türünden büyük kayık
– Manzum, mensur, şiir, masal ve hikaye benzeri faydalı metinler içeren mecmua
– Yelkenli büyük gemi
Cümle içinde kullanımı: “Eskilerden cönk okur, mecmualarla güzel vakitler geçirirdik.”
Kelime Kökeni: Arapça-İtalyanca
– Yeryüzünü fiziki, beşeri, ekonomik ve siyasi yönlerden inceleyen bilim dalı
Cümle içinde kullanımı: “Coğrafya dersinden sürekli olarak kalması hayret verici.”
Kelime Kökeni: Arapça-cizya+Farsça-dâr
– Vergi toplayan memur
– Kafa vergisi toplayan kimse
-Vergi toplayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı döneminde Müslüman olmayan erkeklerden alınan parayı Cizye-dar toplardı.”
Kelime Kökeni: Arapça-cizya
– Müslüman olmayan erkek mükelleflerden alınan vergi
– Bir çeşit vergi
– Kafa vergisi
Cümle içinde kullanımı: “Erkeklerden alınan cizye Müslüman olmayan erkeklerden korunma bedeli olarak alınır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Deve kasabı
– Kasaplık
– Kasap
Cümle içinde kullanımı: “Cizâret meslek erbaplarından biri olduğu için isim yapmıştır.””