Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Saygın olma
– Muteber olma
– İtibarlı olma
– Saygı görme
Cümle içinde kullanımı: “Duruşu bir yana esâlet gösteren karakterini seviyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Saygın olma
– Muteber olma
– İtibarlı olma
– Saygı görme
Cümle içinde kullanımı: “Duruşu bir yana esâlet gösteren karakterini seviyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Onur
– Şeref
– Övüp methetmek
– Tanzim etmek
– İzzetinefis
Cümle içinde kullanımı: “Gururunu esâlini ayaklar altında ezmek için mi bunca yolu çiğnedin.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Doğru
– Daha sahih
– En doğru
– En hakiki
Cümle içinde kullanımı: “Esah gerçek ilmin insanlık uğruna yararlı buluşlarda bulunmasıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Elem
– Keder
– Acı
– Kölelik
– Kulluk
– Ubudiyet
– Kul olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Ömrünü kürek cezasına adamış esâfet eden birine kelebeğin ömrünü mü anlatıyorsun?”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Haftalar
– Üsbular
– Parmaklar
– Yedi günlük zaman süreleri
Cümle içinde kullanımı: “Aradan geçen uzun esâbî sonrası unutulmaz bir birleşme yaşadık.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Darı
– Mısır
– Akdarı
– Buğdaygillerden bitki
Cümle içinde kullanımı: “Buğday yerine bu sene tüm tarlaya bahçeye erzen ektik dilerim bereketli olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Pek alçak
– Rezil
– Soysuz
– Pek rezil
– Pek kötü
– Utanmaz
Cümle içinde kullanımı: “Ey kepaze, ey erzel herif hiç mi utanman arlanman yok!”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Ucuzluk
– Olumlu bulma
– Uygun
– Mutabık
– Yakışır
– Avantajlı
Cümle içinde kullanımı: “Erzânî eşyaları bulup getirecek satarak para kazanacağım.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Münasip
– Layık
– Uygun
– Ucuz
– Bol
– Pahalı olmayan
– Değeri düşük
– Mutabık
– Mütenasip
Cümle içinde kullanımı: “Gönül isterdi ki dünyada eşi benzeri olmayan hediyeler verebileyim ancak gücüm erzân olanlara yetti.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Reziller
– Kepazeler
– Değersizler
– Niteliksizler
Cümle içinde kullanımı: “Namussuzluk edden erzâllere fırsat verirsen sonun böyle olur.”