Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yaka yırtma
– Şikayet
– Yakınma
– Sızlanma
Cümle içinde kullanımı: “Çâk-girîbân biri olduğundan laftan sözden anlar, derdini dinler merak eder.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yaka yırtma
– Şikayet
– Yakınma
– Sızlanma
Cümle içinde kullanımı: “Çâk-girîbân biri olduğundan laftan sözden anlar, derdini dinler merak eder.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kırık
– Kırılmış parça
– Yarık
– Yırtık
– Kırıntı
Cümle içinde kullanımı: “El arabasının çâk olmuş tekerini ancak usta tamir edebilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kuyusu çok yer
– Çukuru çok olan yer
Cümle içinde kullanımı: “Köyün dışı çâh-sâr diye duyduk at arabasıyla gitmek sıkıntı yaratabilir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kuyu kazıcı
– Çukur kazan
Cümle içinde kullanımı: “Köyde mutlaka Çâh-ken bulunur etrafa bir soruşturmak lazım.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çukur
– Kuyu
– Aşağı çökmüş yer
– Çak
Cümle içinde kullanımı: “Çâh içinde bulanık sular, içilmeyen sular, ömürden tükenen taneler.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İnilti
– Boğuk ses
– Kurbağa
– İçinde irin bulunan yara
-İnleme sesi
– Suda iyi yüzen sıçrayan hayvan
Cümle içinde kullanımı: “Her bataklığa girişinde yayında yoldaş olarak çağz bulursun.”
– Hep birden bağırmak
– Hep bir ağızdan konuşmak
– Yaygara çıkarmak
Cümle içinde kullanımı: “Sürekli olarak bağırmalarından, çağrışmalarından bıktım usandım.”
– Karşılıklı görüşmek
– Karşılıklı söyleşmek
– Karşılıklı konuşmak
Cümle içinde kullanımı: “Dostluk kardeşlik içinde çağnaşmak varken nedir bu kavga kıyamet.”
– Çığlık atmak
– Bağırıp çağırmak
– Haykırmak
– Çağırmak
– Yüksek sesle konuşmak
Cümle içinde kullanımı: “Yaşlı kadın bir son bir gayretle çağnayarak yardım istedi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kaynarca
– Yerden ses çıkararak kaynayan su
– Sıcak su kaynağı
Cümle içinde kullanımı: “Çağlayık suyuna ayaklarını sokup şifa için dualar ediyordu.”