Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ahiret
– Öteki dünya
– Baki olan yer
– Ölümsüz olan yer
– Öbür dünya
Cümle içinde kullanımı: “Dâr-ı bekâ hepimizi içine çekecek sanmayın ki bu fani dünyada kalacaksınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ahiret
– Öteki dünya
– Baki olan yer
– Ölümsüz olan yer
– Öbür dünya
Cümle içinde kullanımı: “Dâr-ı bekâ hepimizi içine çekecek sanmayın ki bu fani dünyada kalacaksınız.”
Kelime Kökeni: Farsça, Arapça-ad
– Ağaç
-Direk
– İdama mahkum olanları asmak için dikilen direk
– Darağacı
– Ocak
– Ev
– Yurt
– Ülke
– Memleket
Cümle içinde kullanımı: “Ruhum dâr da sallanırken bedenim acı dahi duyumsamaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilgin
– Alim
– Bilimci
– İlim sahibi
Cümle içinde kullanımı: “Dâniş-ver olmak kolayda insan olmak zordur”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilgi sahibi olan
– Görgülü kimse
– Alim kimse
Cümle içinde kullanımı: “Aile terbiyesi almış dâniş-pezîr biri olduğunu anlayacaksınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Diploma
– İcazetname
– Resmi belge
Cümle içinde kullanımı: “Önce bir tahsilini tamamlayıp Dâniş-nâme alsın sonra işini kurar.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilgin
– Bilgili
– Alim
– Tanzimat öncesinde kadıların yanında mesleki eğitim yapan kimse
– İlim sahibi
Cümle içinde kullanımı: “Dâniş-mend sözünü dinle, kulak ver bu hayatın özüne.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Alim
– Bilgin
– Bilen
– Bilgili
– Bilici
Cümle içinde kullanımı: “Dâniş-ger olsan neye fayda, dünyanın sırrını ölüm örter.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Mektep
– Üniversite
– Okul
Cümle içinde kullanımı: “Dâniş-gede eğitimini tastamam yapmadan büyüklerinin karşına çıkma.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bilgi
– İlim
– Malumat
– Bilim
Cümle içinde kullanımı: “Dâniş etmeden sorgulamadan hemen kabul etmeyin.”
Kelime Kökeni: Arapça-devânik
– Akçe
– Para
– Bir dirhemin dörtte biri
– Bir dirhemin altıda biri
– Gümüş para
– Nakit
Cümle içinde kullanımı: “Cüzdanın da dânik varsa yersin yoksa elin ağzına bakarsın.”