Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– 1286-1870 tarihinde açılan eğitim kurumu
– Günümüzdeki İstanbul Üniversitesinin eski adı
Cümle içinde kullanımı: “Gençliğinde Dârü’l-fünûn da eğitim görmüş aklı başında bir adamdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– 1286-1870 tarihinde açılan eğitim kurumu
– Günümüzdeki İstanbul Üniversitesinin eski adı
Cümle içinde kullanımı: “Gençliğinde Dârü’l-fünûn da eğitim görmüş aklı başında bir adamdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yetimler yurdu
– Yetiştirme yurdu
– Çocuk yuvası
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-eytâm çıkışlı bu dünyada sahibi olmayan bir çocuktan bahsediyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hükümet Konağı
– Hükümet görevlilerinin çalıştığı yapı
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-emâre de çalışan birkaç kişi gelip seni sordular.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dârülbedayi’de musıkî dalı ile ilgili bir bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Güzelim sesinden, okuduğu makamdan Dârü’l-elhân da eğitim aldığı belli olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Konservatuar
– Konservatuvar
– Tiyatro, bale ve müzik eğitiminin verildiği okul
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-Bedâyî de parmakla gösterilen bir talebe, sanatında usta bir çıraktı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hz. Yakup’un oğlu Yusuf’u kaybettikten sonra kapandığı oda
– Hüzünler evi
– Külbe-, ahzân
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-ahzân evlada olan özlem için inşa edilmiş, her duvarı defalarca gözyaşıyla ıslatılmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kimsesizler yurdu
– Düşkünler evi
– Acizler evi
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-aceze de geçirdiğim onca yıldan sonra söyleyebileceğim tek şey insanın ölümü yakasında taşıdığıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Müslüman ülkeler
– İslam devletleri
Cümle içinde kullanımı: “Dâr-ı İslâm birbirine girmek yerine destek olmalı hep bir hareket etmelidir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Müslüman ülkelere karşı savaş durumunda olan ülkeler
– Dârü’l-cihâd
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-cihâd ilan edildiğinden beridir iki ülke arasında sular durulmuyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Gelip geçici dünya
– Bu dünya
– Fani dünya
Cümle içinde kullanımı: “Dâr-ı fenâ için sevmedim seni, her iki cihanda tut elimi diye sevdim.”