Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Büyük tören
– Gösteriş
– Çalım
– Debdebeli
– Tantana
Cümle içinde kullanımı: “Onca para akıttıktan sonra dârât beklememek ayıp olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Büyük tören
– Gösteriş
– Çalım
– Debdebeli
– Tantana
Cümle içinde kullanımı: “Onca para akıttıktan sonra dârât beklememek ayıp olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Vurma
– Vuruş
– Çarpıntı
– Çarpma
– Çarpış
– Kalp atışı
Cümle içinde kullanımı: “Yüreğin darabân çırpınırken konuşmak zor olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bayağılaşma
– Küçülme
– Alçalma
– Miskinlik
– Uyuşuk
Cümle içinde kullanımı: “Ahırdaki darâ’at at gibi anca uyuyor geviş getiriyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tımarhane
– Sağlık yurdu
– Deli hastanesi
– Akıl hastanesi
Cümle içinde kullanımı: “Bu işin sonunda hepimizin yolu Dârü’ş-şifâ olacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yetim ve öksüzler için kurulan lise
– Yetim çocuklar için kurulan yatılı okul
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’ş-şafaka da büyüdüğünü annesiz olduğunu biliyorum sadece.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cehennem
– Tamu
– Dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra cezalandırılacakları yer
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’s-sa’îr bağrını açmış sizin gibileri bekliyor bilesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Cennet
– Behişt
– Dini inanışa göre iyilik yapanların öldükten sonra gideceklerine inandıkları yer
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’n-na’îm sizi kabul etmeyecek, bu dünyada çok gözyaşı akıttınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Başkent
– Hükümet merkezi
– Başşehir
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-mülk başımıza yıkılsın ki bizler kimsenin ahına girmedik.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Erkek öğretmen okulu
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-mu’allimîn de tahsil görmeye başladığından beridir daha durgun.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kız öğretmen okulu
Cümle içinde kullanımı: “Dârü’l-mu’allimât mezunu bir gelin aldığını duydum.”