Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Satranç ve dama ile kağıt oyunlarında sıra
– Oyunlarda ortaya sunulan para
– Sövmek
– Küfür
– Ziya
– Işık
Cümle içinde kullanımı: “Oyunculardan biri tüm dâvı ortaya sürdüğünde son ele geçilmiş olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Satranç ve dama ile kağıt oyunlarında sıra
– Oyunlarda ortaya sunulan para
– Sövmek
– Küfür
– Ziya
– Işık
Cümle içinde kullanımı: “Oyunculardan biri tüm dâvı ortaya sürdüğünde son ele geçilmiş olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Eskimek
– Ele geçirmek
– Elde tutmak
– Zimmete geçirmek
– Malik olmak
Cümle içinde kullanımı: “Tüm mal varlığını dâşten etsen kalbini de satın alabilir misin?”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Köhne
– İzbe
– Harap olmuş
– Yıpranmış
– Eskimiş
– Bakımsız kalmış
Cümle içinde kullanımı: “Bunca ah ve bedduadan sonra dâşte olmuş evlere benzeyeceksin.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Simsar
– Pazarcı
– Tellal
– Komisyoncu
Cümle içinde kullanımı: “Uzun zamandır dâsârlık yapıp büyük bir servet elde etti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Orak
– Yeni ay
– Tuzak
– Oyun
– Hile
– Hilal
– Titremek
Cümle içinde kullanımı: “Buğday tarlasında salladığı dâs gibi olacak sanıyor, daha kibar olmalı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ezcahane
– İlaç satılan yer
– Eczacı dükkanı
Cümle içinde kullanımı: “Yakında tam teşekküllü bir Dârû-hâne açacağım buraya.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Eczacı
– İlaç yapan ve satan kimse
– Eczacılık eğitimi almış kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dârû-fürûş mesleğini idame ettirdiğini söylüyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tantana
– Gösteriş
– İhtişam
– Debdebe
– Görkem
– Göz alıcılık
Cümle içinde kullanımı: “Dârû-berd içinde kaybolan dünyanın hakikatine sırtını döner.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– İlaç
– Deva
– Çare
– Tiryak
– Em
Cümle içinde kullanımı: “Alışırım sanma, aylar yıllar geçse bu derde dârû olamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Evlilikte ilk eşten sonraki hanım
– Bir miktar süt
– Kuma
– Ortak
Cümle içinde kullanımı: “Kadınların cehennemi diyebileceğimiz darre, onur kırıcı olduğu kadar utanç vericidir.”