Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Susmuş
– Suskun
– Susturulmuş
– Sessiz sedasız
– Sükûtî
– Az konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Kadının dem-bestegî olanı hem kendi için hem çevresi için yıkımdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Susmuş
– Suskun
– Susturulmuş
– Sessiz sedasız
– Sükûtî
– Az konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Kadının dem-bestegî olanı hem kendi için hem çevresi için yıkımdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sessiz
– Suskun
– Susmuş
– Sesi soluğu kesilmiş
– Ses çıkarmayan
– Sükûtî
Cümle içinde kullanımı: “Ömür gelip geçiyor sevda dediğin dem-beste gönlümde kanıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Zaman zaman
– Ara sıra
– Kimi zaman
– Vakit vakit
Cümle içinde kullanımı: “Dembedem aklıma suskun kalışların, hasretle iç çekmelerin gelir.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Zaman zaman
– Sık sık
– Az aralıklarla
– Sıkça
– Ara sıra
Cümle içinde kullanımı: “Her gün aklıma gelmiyorsun mesela, demâdem çılgın aşk sözlerini duyuyorum kulağımda.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bir damla gözyaşı
– Her zaman
– Vaktaki
– Ne zaman ki
Cümle içinde kullanımı: “Yaşlar yanaklarından dökülürken dem’a içerisinde hüzün yüzüyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Su kovası
– Güneş etrafındaki on iki burçtan biri
– Kova burcu
– Bakraç
– Su taşımaya yarayan kap
Cümle içinde kullanımı: “Delv burçlar kuşananın on birinci burcu olup, özgürlüğüne düşkündür.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Alım satım sonunda tellala ödenen ücret
– Tellal ücreti
Cümle içinde kullanımı: “Önce dellâliye parasını ver ondan sonra hellalleşirsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kadın ve erkek arasında arabuluculuk yapan kadın
– Erkekle kadın arasında aracılık yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden iki kişi arasındaki evlililer dellâle ile ayarlanır, aileler tanışırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Tellal
– Çarşı ve pazar yerlerinde yüksek sesle duyuru yapan kimse
– İlan edici
– Yüksek sesle bildiren
Cümle içinde kullanımı: “Başımızda dellâl gibi bağırmadan konuşamaz mısın?”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hamamda müşterileri keseleyerek yıkayan görevli
– Hizmetçi
– Tellâk
– Hamamda insanları keseleyen erkek
Cümle içinde kullanımı: “Dellâk gelip seni bir güzel çitilemeden önce biraz su dökün.”