Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Güldürücü
– Güldüren
– Komik
– Sevindiren
– Mutlu eden
Cümle içinde kullanımı: “Evimize doğan güneştir Dılık-âver, evlat denildiğinde akan sular kesilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Güldürücü
– Güldüren
– Komik
– Sevindiren
– Mutlu eden
Cümle içinde kullanımı: “Evimize doğan güneştir Dılık-âver, evlat denildiğinde akan sular kesilir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gülüş
– Gülme
– Çene
– Kahkaha
Cümle içinde kullanımı: “Karşımda durmuş suratındaki dılıkla bana bakıyordu.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karısının kötü davranışlarına, iffetsizliğine göz yuman kimse
– Karısı tarafından aldatılan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ulan deyyûs, sen önce kapalı gözlerini açta etrafa bir bak.
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Papaz
– Ehad
– Bir kimse
– Herhangi biri
– Biri
Cümle içinde kullanımı: “Yoldan geçen deyyâr kadar kıymetsiz alelade bir hayat sürüp gitti.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Allah’ın adlarından biri
– Allah’ın isimlerinden
Cümle içinde kullanımı: “Deyyân ne eylerse güzel eyler, endişe buyurmayalım.”
Kelime Kökeni: Arapça-deyr+Farsça-hâne
– Kilise
– Manastır
– Hristiyan tapınağı
– Hristiyanların ibadet ettiği yer
– Keşişhane
Cümle içinde kullanımı: “Deyr-hâne içinde sessiz olun yakarışınızı Tanrı duysun.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Manastırla ilgili
– Manastıra özgü
– Keşişhane
Cümle içinde kullanımı: “Şimdi yıkılacak gibi duran bu deyrânî dönemin en güzel yapılarından biriydi.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul biçimi edyâr
– Meyhane
– İçki evi
– Manastır
– Kilise
– Bu dünya
– Kubbe
Cümle içinde kullanımı: “Deyr İçerisinde dua mı etmek istersin yoksa isyan mı?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Çok karanlık
– Zifiri karanlık
– Işıktan yoksun
Cümle içinde kullanımı: “Üzerimize çullanan deycûr elbet bahtımızda doğacak güneşle açılır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Karanlıklar
– Zulümatlar
– Töreye uygun olmayanlar
– Üzüntüler
Cümle içinde kullanımı: “Deyâcîr gören halk elbet bir gün başını kaldırıp isyan edecek.”