Kelime Kökeni: Arapça-ahirîn, evâhir çoğul biçimi
– Son
– Biten, sona eren, hitam olan,
– Sonunda, sonuncu, en sonra, sonra ki, final
Cümle içinde kullanımı: “Sen benim ahirim, içimden bir türlü söküp atamadığım geleceğim idin söyle nasıl gittin?”
Kelime Kökeni: Arapça-ahirîn, evâhir çoğul biçimi
– Son
– Biten, sona eren, hitam olan,
– Sonunda, sonuncu, en sonra, sonra ki, final
Cümle içinde kullanımı: “Sen benim ahirim, içimden bir türlü söküp atamadığım geleceğim idin söyle nasıl gittin?”
Kelime Kökeni: Arapça-halîl çoğul biçimi
– Haliller
– Dostlar, sadık arkadaşlar
– Kişinin huyuna suyuna uyan sevgili
Cümle içinde kullanımı: ” Benim pek bir sevgili ahillâm, bu dünyada sizleri tanıdığıma o kadar çok müteşekkirim ki.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dostluk, kardeşlik, arkadaşlık
– Dayanışma ve yardımlaşma esasına dayanan eski bir Türk töresi olup Osmanlı döneminde yaygınlaşmış bir teşkilat
– Cömertlik
– Esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. iş kollarını içine alan ocak, lonca
Cümle içinde kullanımı: ” Ahilik, Osmanlı döneminde Anadolu’ya ışık tutmuş benzersiz bir yapılanmaydı. “
Kelime Kökeni: Ad
– Yemin, and, ant
Cümle içinde kullanımı: ” Ahd ü peyman eylemiş kavilleri bozmak ancak Yaradana düşer!”
Kelime Kökeni: Özel ad
– İncil
– Hz. İsa’ya gönderilmiş olan kutsal kitap
– Yeni Ahid’in Hristiyanlar tarafından kabul edilen bölümü
Cümle içinde kullanımı: “ Hristiyanlara gönderilen yeni ahdin içerisindeki metinlere Ahd-i cedîd adı verilmiştir ve son ahiddir.
Kelime Kökeni: Tamlama
– Yahudilerin eski kitapları
– Tevrat,Mezamir, Zebur,
– Hz. Ebubekir Sıddık’ın lâkabı
– Hz. İsa’dan önce gönderilmiş kitaplar
Cümle içinde kullanımı: ” ibranice yazılmış olan Ahd-i atik üç bölümden oluşmaktadır. “
– Sözünde durma, sözüne sadık kalma, sözleşmeye uyma
– Devletlerin aralarında yaptıkları anlaşmaya uyma zorunluğu
Cümle içinde kullanımı: ” Boynumun borcu olan ahde vefamı ödemek için geldim bu şehre, gönül borcu bizde namustur. “
Kelime Kökeni: Arapça-ahd -ahdi
– Bir işi üstüne alıp söz verme, deruhte, taahhüt, talimat
– Allah’a karşı olan yükümlülük, kasem, and
– Sözleşme, mukavele, anlaşma
Cümle içinde kullanımı: ” İki kardeş arasındaki ahid eninde sonunda miras kavgasına dönüştü ve kan bağı bu düşmanlığı yok edemedi.”
Kelime Kökeni: Arapça-ah
– Kardeş
– Çok sevilen kişi
– Akraba, en yakın dost
– Anadolu’da meslek mensubu
– Ahilik mensubu
Cümle içinde kullanımı: ” Ey ahi, öteye gitmeden önce durup bir düşün bu yer ile gök arasında insan ne arar?”
Kelime Kökeni: Ad
– At uşağı
– Ahır işlerine bakan kimse
– Büyükbaş hayvanların bakımıyla ilgilenen ahır bakıcısı
Cümle içinde kullanımı:” Ahır kalfasını çağır da gel hayvanlara bulaşan hastalık neymiş öğrenelim.”