Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– En kusursuz ve mükemmel, en güzel, eksiksiz, en şahane
Mecaz: İnsan
Cümle içinde kullanımı: ” İnsan yaratılmışlar en güzelidir, ayette geçen ahsen-i takvîm ibaresi insan için kullanılmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– En kusursuz ve mükemmel, en güzel, eksiksiz, en şahane
Mecaz: İnsan
Cümle içinde kullanımı: ” İnsan yaratılmışlar en güzelidir, ayette geçen ahsen-i takvîm ibaresi insan için kullanılmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Münasip, uygun, yaraşır, yerinde, iyi hesap edilmiş, yakışır, beğenilen
– Hasis, cimri, eli sıkı,
– Miskin, cüzamlı, üşengeç
Cümle içinde kullanımı: “Kısa süre içinde ahseb bir vakitte damat namzeti olarak kapınızı çalacağımı bilmenizi isterim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kumlu veya çakıl taşları bol yer
Cümle içinde kullanımı: ” Binek posta aracıyla bu ahsâ yolu gece vakti geçmeniz zor olur beyim, siz en iyisi mi atlarıu dinlendirip handa konaklayın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Öbür dünya, öteki taraf, ahiret
– İslam dinine göre insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek yaşayacağı başka bir dünya
Cümle içinde kullanımı: ” Be Allah’tan korkmaz kul utanmaz herif senin ahiret korkun da mı yok!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sert, katı
– Yumuşak karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Eski enfiye tabakasının ahreş kapığını kapatıp yeleğinin cebine iliştirdi. “
Kelime Kökeni: Arapça-edat
– Rübaî vezinlerinden olup “mef’ûlün” parçasıyla başlayan ve 12 kalıptan oluşan vezin
– Kesik burunlu kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Gazelin dil yapısını incelediğimizde önce çıkan ahrem sayesinde Rübaî tarzında yazıldığını anlıyoruz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Koruyucular, muhafızlar, nöbetçiler, bekçiler
– Dilsiz, ahraz, konuşma engelli
– Tat, lezzet
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzı ahras gönlü fakir bir adamdı bu sebeptendir ölümüne kimse üzülmedi. “
Kelime Kökeni: Arapça-ahrâr+Farsça-âne
– Özgürcesine, serbestçe, hürriyetçilere yakışır biçimde, kısıtlama olmaksızın
Cümle içinde kullanımı:” Ahrarane kararlarını verip mesuliyetlerine de kendin katlanmalısın. “
Kelime Kökeni: Arapça-hürr çoğul biçimi
– Özgür olan kimseler, hür olanlar, hürler
– Nefis baskısından ve dünya tutkularından kurtulmuş olanlar
– Hürriyetçiler
– Esir veya köle olmayan insanlar
Cümle içinde kullanımı: ” Nesli ahrâr olanı boyunduruk altına alamaz, köleliğin kementini boynuna geçiremezsin.”
Kelime Kökeni: Arapça- harîm çoğul biçimi
– Kutsal yerler,
– Evin mahrem yerleri, gizli yerler, gizli olup herkesin girmesine izin verilmeyen yerler
– Harem ve harim
Cümle içinde kullanımı: “Her ailenin bir sırrı her evin bir ahrâmı vardır girilmez, öğrenilmez. “