Kelime Kökeni: Farsça
– Eteği bulaşmış, karışmış
– İffetsiz kadın, silisiz
Cümle içinde kullanımı: ” Korumanız altına aldığınız cariyenin alude-dâmân söylentileri aldı başını gidiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Eteği bulaşmış, karışmış
– İffetsiz kadın, silisiz
Cümle içinde kullanımı: ” Korumanız altına aldığınız cariyenin alude-dâmân söylentileri aldı başını gidiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Karışmış
– Bulaşmış
– Dağınık
– Düzensizleşmiş
Cümle içinde kullanımı: ” Kafanın içindeki âlûde tasarıları toparlayamaz isen vay senin haline!”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Karışık, dolaşmış, düzensiz
– Bulaşık
– Mülevves
– İntizamsız
Cümle içinde kullanımı: ” Karman çorman âlûd saçları ancak kara çalıya benzetilebilirdi.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Beceriksiz, aciz kimse, güçsüz
– Bayağı, aşağı, değersiz
– Sersem, aptal
– Geri kalmak
Cümle içinde kullanımı: ” Alu, aciz ve fukara insanları görmekten hoşlanmayan kendini asilzade sanan biri o.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Altın renginde olan, altın rengi
Cümle içinde kullanımı: ” Altunî elbisesi, ela gözleriyle karşıma geçip oturduğunda dilim tutuldu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Altın
– Ziynet eşyası olarak kullanılan değerli maden
– Zehep, sarı renkte kıymetli maden
Cümle içinde kullanımı:” Altun gümüşten değerlidir lakin insan sözü bu ikisinden daha değerlidir. “
Kelime Kökeni: Ad
– Altı kurşunlu, altı kurşun atan tabanca
– altıpatlar, revolver
Cümle içinde kullanımı: “Dedem rahmetlinin gözü gibi sakladığı bir altı patları vardı, sonrasında çok aradık bulamadık.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kadınların başlarına taktıkları altın işlemeli taç
– Kabartmalı, oymalı altın süslemeli başlık
Cümle içinde kullanımı: ” Soylu ailelere mensup kadınların düğünlerinde değerli mücevherlerle süslü altın baş takılırdı. “
Kelime Kökeni: Sıfat ve ad
– Altta, alttaki
– Yüksek değerli, yumuşak ve kolay işlenen bir maden
– Bu maddeden yapılmış sikke, para, akçe
– Değeri yüksek olan
– Simgesi Au olan element
– Ziynet eşyası olarak işlenen sarı renkte kıymetli maden
Cümle içinde kullanımı:” Koluna boynuna takılan altınlar güneş gibi parlarken hala fakirim diyebiliyor ya gülesim geliyor inan. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Altı gün
– Altı günde yaratılış
Cümle içinde kullanımı: ” Kur’an da yerin ve göğün sitteti eyyâmi, altı günde yaratıldığı bilgisine yer verilmektedir. “