Kelime Kökeni: Arapça
– İstek, kasıt, niyet, arzu, amaç, maksat, kasd
– Bile isteye, bilinçli olarak yapmak
Cümle içinde kullanımı: ” Canına kıyanların kendilerine olan amd ve ziyankarlığı bir türlü anlayamıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İstek, kasıt, niyet, arzu, amaç, maksat, kasd
– Bile isteye, bilinçli olarak yapmak
Cümle içinde kullanımı: ” Canına kıyanların kendilerine olan amd ve ziyankarlığı bir türlü anlayamıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-Türçe-Farsça
– Amca çocuğu
Cümle içinde kullanımı: “Yerinde sağ olsun amcazade sayesinde bu kalburüstü işe yerleşebildim.”
Kelime Kökeni: Arapça-amm+Türkçe-ca
– Babanın erkek kardeşi
– Yaşça büyük erkeklere hitap şekli
Cümle içinde kullanımı: “Amcam hastalandığı günden itibaren hastanede aylarca yattı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Anbar
– Tahıl saklanan yer, yiyeceklerin konulduğu ve barındığı yer
– Gemilerde yükün bulunduğu bölüm
– Zahir vesaire benzeri için yapılan büyük sandık
– Bu maddeleri korumak ve saklamak için yapılan yer, mahzen
Cümle içinde kullanımı: ” Ambardaki çuvallara fareler dadanmış, bir hal çaresine bakmazsak tahıllar mundar olacak”
Kelime Kökeni: Farsça
– Âmâr
– Matematik, hesap, inceleme
– Fese benzeyen başlık
Cümle içinde kullanımı: ” Amare ettiğim yaşantımda görüyorum ki yanlış olup da bana acı vermeyen hiç bir icraatım yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-âmân+Farsça-nâme
– Aman belgesi
– Düşmana güven içinde olduğunu bildirmek maksadıyla verilen belge
Cümle içinde kullanımı: ” İslam dinine mensup ülkeler düşmanına bile garez gütmeyen, Âmân-nâme ile kötülük yapmayacağını garantileyen devletlerdir.”
Kelime Kökeni: Sıfat
-Azat edilmiş , teslim olmuş kimse
– Serbest bırakılmış
Cümle içinde kullanımı: ” Tüm acı ve kasvet yüreğimi amânlu edecek bir yar diledim Tanrıdan. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Korkusuzluk, eminlik, müsterihlik
– Afv ve izin
– Yardım istemek, imdat diye bağırmak
– Rica anlamında kullanılan söz
– Hayret etmek
– Niyaz
Cümle içinde kullanımı: ” Amân evladım sen kendine mukayyet ol da gerisi mühim değil. “
Kelime Kökeni: Arapça-amel çoğul biçimi
– Ameller, işler
– Eylemler
– Fiiller
Cümle içinde kullanımı: “Dünyada iyi a’mâl yapmayan ve biriktirmeyen insanın vay haline!”
Kelime Kökeni: Arapça-emel çoğul biçimi
– Umular, ümitler, umutlar , beklentiler, dilekler, gayeler
Cümle içinde kullanımı: ” İnsan âmâl ve dualarıyla ayakta kalabiliyor ancak, gerisi yalan.”