Kelime Kökeni: Ad
– Anmak durumu
– Ölen bir kimse için yapılan tören, anma töreni, cenaze alayı
– İhtifal
Cümle içinde kullanımı: “Vefat eden belediye başkanımız için bir anma gecesi düzenlemek istiyoruz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Anmak durumu
– Ölen bir kimse için yapılan tören, anma töreni, cenaze alayı
– İhtifal
Cümle içinde kullanımı: “Vefat eden belediye başkanımız için bir anma gecesi düzenlemek istiyoruz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Anlaşmak durumu
– Devletler arası siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliği sözleşmesi, uyuşma, itilaf
– Sözleşme
– Antant
– Uzlaşma, muvafakat
Cümle içinde kullanımı: ” Her iki taraf arasında imzalanan anlaşma gereği mal varlığı iki eş parçaya bölünecek.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Onlar olmaksızın
– Anlarsuz
Cümle içinde kullanımı: ” Anlarsız bu yıkımın altından kalkarız evelallah dert etmeyiniz.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Onlar gibi
Cümle içinde kullanımı: ” Anlarcılayın yapamam ben, masumların ahına girmek benim kanıma dokunur.”
– Anlaşılmak
– Takdir olunmak
Cümle içinde kullanımı: “Hayatımın herhangi bir döneminde anlanmadığımı seziyorum ne acı!”
– Akıl erdirmek, idrak etmek
– Soruşturma, araştırma ile öğrenmek
– Duymak, sezmek, hissetmek
– Farkına varmak
– Başka birisinin duygularını hissetmek, doğrulamak
Cümle içinde kullanımı: ” Sen henüz anlamak ile bilmek arasındaki ince çizgiyi göremiyorsun.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Anlayışsız, ferasetsiz, anlayışı kıt
Cümle içinde kullanımı: ” Anlamadum, vurdum duymaz insanlardan hiç hoşlanmam zaten.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Zeki, zeyrek, zekası olan
– Anlayışlı, ferasetli, izanlı
Cümle içinde kullanımı: ” Anlağan insana derdini anlatırdın da bunun gibi insaftan yoksun olanlara halinden bahsedemezsin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ankebut
– Örümcek
– Sekiz ayaklı böcek
Cümle içinde kullanımı:” Doğu Anadolu’da sarıkız denilen aşırı zehirli ankût
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yakın zamandan beri
Cümle içinde kullanımı: ““Ankâ-yı lâ-mekân harici böylesi bir mutluluk rivayet edilmemişti.”