Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Devlet ve hükümet malı olan topraklar
– Hazine toprakları
– Hükümet toprakları
Cümle içinde kullanımı: ” Şu ilerde uzanan boş tarlaları görüyor musun bunların hepsi arâzî-i mülkiyye olarak öylece bomboş duruyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Devlet ve hükümet malı olan topraklar
– Hazine toprakları
– Hükümet toprakları
Cümle içinde kullanımı: ” Şu ilerde uzanan boş tarlaları görüyor musun bunların hepsi arâzî-i mülkiyye olarak öylece bomboş duruyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kutsal topraklar, mukaddes topraklar
– Hicaz
– Mekke ve Medine’nin bulunduğu mıntıka
Cümle içinde kullanımı: “Arâzî-i mübâreke biz Müslümanların mutlaka görmek istedikleri nadide yerdir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kutlu topraklar, kudsi topraklar, mukaddes yerler
– Mübarek bölgeler
Cümle içinde kullanımı: ” Mekke ve Medine arâzî-i mukaddese topraklarımızdır, ömrüm yeterse bir kez olsun görmeyi dilerim.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Devletin yönetiminde olan topraklar
– Hükümetin tasarrufunda olan topraklar, araziler
– Devlet arazisi
Cümle içinde kullanımı: ” Arâzî-i mîriyye olan bölgelerde kaçak gece kondular türediği için yıkacaklar.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Vakıf toprağı, vakıf arazisi
– Hayır işleri için vakfedilmiş yerler
Cümle içinde kullanımı: ” Bu geniş arazi devlet tarafından arâzî-i mevkûfe edilmiş, annesi babası olmayan çocuklar için büyük bir kurum inşa edilecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Halkın kullanımına bırakılmış devlet malı
– Terk edilmiş araziler, topraklar
Cümle içinde kullanımı:” Osmanlı devletinde arâzî-i metrûke olan topraklar genelde gayrimüslimlere hibe edilirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Mülkiyet yolu ile elde edilen tarıma elverişli topraklar
– Mülk arazileri, sahipli arazi
Cümle içinde kullanımı: ” Arâzî-i Memlûke arazileri İslam Hukukunda da yer almaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Beytülmâle ait olup hükümet tarafından çiftçilere dağıtılan yerler
– Devlet hazinesine ait olup şahıslara verilen tarla ve yerler
Cümle içinde kullanımı: ” Arâzî-i emîriyye olarak verilen tarlalar geri alınamaz, hibe olarak kayıtlara geçer. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kendisinden herhangi bir suretle intifa olunan yerler
– Arazi-i mevat, arazi-i gamire
Cümle içinde kullanımı: “Arâzî-i âmire hakkında verilen emsal kararları incelemek işimize yarayabilir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tarla, toprak, yerey
– Tarıma elverişli yer
Cümle içinde kullanımı: “Tüm arâzi devlet eline geçince sende ortada perişan kalacaksın.”