Kelime Kökeni: Arapça-azîz müennes dişil biçimi
– Dindar kadın
– Ermiş kadın
– Saygıdeğer
– Manevi yönü kuvvetli kadın
Cümle içinde kullanımı:” Tüm ömrünü azîze gibi geçiren muhterem bir kadının ardından çirkin yakıştırmalar yapmamanızı istiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-azîz müennes dişil biçimi
– Dindar kadın
– Ermiş kadın
– Saygıdeğer
– Manevi yönü kuvvetli kadın
Cümle içinde kullanımı:” Tüm ömrünü azîze gibi geçiren muhterem bir kadının ardından çirkin yakıştırmalar yapmamanızı istiyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Cuma günü
– Cuma
– Haftanın altıncı günü, perşembeden sonra gelen
Cümle içinde kullanımı:” Tekkeler arasında yapılacak olan sohbet âzîne günü namaza müteakip gerçekleşecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-azm
– Kararlı, azimli
– İstençli, istikrarlı, ölçülü, düzenli
Cümle içinde kullanımı:” Azim-kâr sebatın sonucunda büyük bir mükafat almanı temenni ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gitme, yola çıkma
– Bir yere doğru hareket
– Efsun, büyü, sihir, gözbağcılık
– Gideceğin yere varma
Cümle içinde kullanımı:” Bizim dini inancımızda azîmete, gözbağcılığa yer yoktur bunların hepsi şeytanın işidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıtlık yılı
– Azı dişi, azı
– Kararlılık, istikrar
– Büyük ve önemli iş
– Hadise
– Efsun, büyü
– Dua
– Büyük iş
Cümle içinde kullanımı:” Âzime sonrası yoksulluktan kırılan halk birbirine düşmüş, bir çuval darı için kanlı bıçaklı olmuştu.”
Kelime Kökeni: Arapça-azamet
– Ulu
– Kocaman, fazla büyük, çok
– İri, heybet, debdebe
Cümle içinde kullanımı:” Azîm istikrarla yürüyenin yolunda hangi imkansızlık durabilir ki?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Son yargı
– Kesin karar
– Değişmeyen karar
Cümle içinde kullanımı:” Azm-i kat’î ve sonuçlar için mahkemeyi beklemek lüzumundayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-avâzil çoğul biçimi
– Azarlayan, çıkışan, paylayan
– Tekdir eden
– Nasıb karşıtı
– Görevden alma, işten çıkarma
– İnatçı
Cümle içinde kullanımı: “Yarım zekalı bir çocuğu sahiplenmek yerine âzil etmek sizce insaflı bir karar mı?”
– Yoldan sapmak, çıkmak
– Sınırı aşmak
– Ölçü dışına çıkmak
– Azmak
– Azgın duruma gelmek
Cümle içinde kullanımı:” Yaptıklarını hoş göstermeye çalışsan da azıtan düşüncelerinin yanlış yola saptığını artık fark etmelisin.”
– Küçümsemek
– Değer vermemek
– Önemsememek
Cümle içinde kullanımı:” Bunca zaman zekamı azırgayan insanlar tarafından taktir görmek eski yaraların kapanmasını sağlamadı.”