Kelime Kökeni: Farsça-bâ+Arapça-husûs
– Hususiyle
– Özellikle
– Bilhassa
– Mahsus
Cümle içinde kullanımı:“Bâ-husûs olarak belirlenen miktar iki çocuğun bakım masraflarını karşılamak maksadıyla verilecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-bâ+Arapça-husûs
– Hususiyle
– Özellikle
– Bilhassa
– Mahsus
Cümle içinde kullanımı:“Bâ-husûs olarak belirlenen miktar iki çocuğun bakım masraflarını karşılamak maksadıyla verilecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-bahs
– Araştırma
– İnceleme
– Ayrıntılı araştırma
– Tetkik
– Taharri
Cümle içinde kullanımı:“Yapılan bahûs neticesinde hastalığın tüm vücuda sirayet ettiğini saptadık.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Temmuz ayının en sıcak günleri olan yedi gün
– Sıcaklık yüzünden yükselen buhar
Cümle içinde kullanımı:”Gölden yükselen bâhûr yüzünden göz gözü görmez haldeydi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kükreyen aslan
– Gök gürültüsü, gök gürlemesi
– Düşman, hasım
– Dost karşıtı
Cümle içinde kullanımı:“Bahtûr gele, dostlarla bir cenk edile!”
Kelime Kökeni: Ad
– Bahtiyar olma durumu
– Mutluluk
– Saadet
– Kıvanç duyma
Cümle içinde kullanımı:” Bir ömür boyu yardımlarınız için bahtiyârlık duyacak, adınızı minnetle anacağım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Huzurlu olarak
– Mutlulukla
– Mesut olmuşcasına
Cümle içinde kullanımı:“Bahtiyârâne biri gibi gülümseyen yüzüne aldanma çok acılar çekti bu muhterem.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahtı açık
– Talihli
– Mutlu
– Mesut
– Huzurlu
– Rahat
– Talihsiz karşıtı
Cümle içinde kullanımı:“Bahtiyâr olna yüreğimin senden bir dileği vardır yalvarırım geri çevirme!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mağrip
– Garp
– Batı
– Günindi
– Hâver karşıtı
– Doğu karşıtı
Cümle içinde kullanımı:“Bâhter’den gelen misafirimiz yarın yola revan olup şehrimizi gezecek.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Baht körlüğü
– Kara talih
– Talihsizlik
– Bahtı kara
– Şansızlık
– Bahtsızlık
Cümle içinde kullanımı:“Baht-ı Siyâhım, gözlerinden düşen her damlada ölürüm inan bana.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahtı açık
– Talihli
– Şanslı
– Talihsiz zıt anlamlısı
Cümle içinde kullanımı:“Gariban dediğinin baht-hufte olsaydı gökten ekmekle aş yağardı.”