– Pekişmek
– Sağlamlaştırmak
– Sağlam duruma getirmek
– Güç kazanmak
– Çoğalmak
– Kuvvetlenmek
Cümle içinde kullanımı: “Anlatacaklarımı iyi dinle ve berkimek gerekirse kavra, sonunda sen karlı çıkacaksın.”
– Pekişmek
– Sağlamlaştırmak
– Sağlam duruma getirmek
– Güç kazanmak
– Çoğalmak
– Kuvvetlenmek
Cümle içinde kullanımı: “Anlatacaklarımı iyi dinle ve berkimek gerekirse kavra, sonunda sen karlı çıkacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Elektrik
– Şimşek gibi
– Yıldırım gibi
Cümle içinde kullanımı: “Gökten berkıyye düşen topları gördün mü sanki yıldızlar teker teker yere iniyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çekilmiş
– Çıkarılmış
– Sıyrılmış
Cümle içinde kullanımı: “Berkeşîde edilen malları biriktirip uygun fiyatlara eşe dosta satacağız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sökülmüş
– Koparılıp bir tarafa atılmış
– Çıkarılmış
Cümle içinde kullanımı: “Hiç önemi yok yeter ki sen çık gel ve berkende benliğimi.”
Kelime Kökeni: Farsça-ber+Arapça-kemâl
– Kusursuz
– Mükemmel
– Şahane
– Yetkin
– Noksansız
Cümle içinde kullanımı: “Bu saatten sonra buradaki asayiş ber-kemâl olmazsa tavrımın değişeceğinden emin olabilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ber+Arapça-karâr
– Kararlı
– Devamlı
– Yerli
– Daimi
– Yerleşmiş
– İstikrarlı
– Sürekli
Cümle içinde kullanımı: “Ber-karâr ve dik başlı olduğumuz müddetçe kimse bizi caydıramaz bundan eminim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yıldırım
– Şimşek
– Yıldırak
– Çakın
– İlahi nur
– Pırıltı
– Çabuk
– Hızlı
– Şiddetli
– Kuvvetli
– Sağlam
– Yaprak
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerimin önünde çakan berk gibi parlak ışığıyla şiddetli adımlarıyla hepimizi büyüledi.”
Kelime Kökeni: Arapça-berâyâ çoğul biçimi
– Ahali
– Yaratılmışlar
– İnsanoğlu
– Halk
– Umum
– Mahluk
– Çöl
– Sahra
Cümle içinde kullanımı: “Günaha kanan ey beriyye aç gözlerini uyan şu gaflet uykusundan!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ulu
– Yüksek
– Soylu
– Yüce
– Çok büyük
– Ulvi
– Çok güçlü
Cümle içinde kullanımı: “Tesadüfün ötesinde kaderin berîn takdiri biz bir araya getirecek.”
Kelime Kökeni: Sıfat-zarf
– Bu taraftaki
– Bu yöndeki
– Beride olan
– Beri tarafta
– Öbür tarafta olan
Cümle içinde kullanımı: “Beriki susmayı tercih ederken diğer kadının bağırışları koca mahalle tarafından duyuldu.”