Kelime Kökeni: Zarf
– Öylesine
– Fazla
– Aşırı biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Bir veche muhabbetimize denk geldin fakat sana doğrusunu anlatmak boynumun borcudur.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Öylesine
– Fazla
– Aşırı biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Bir veche muhabbetimize denk geldin fakat sana doğrusunu anlatmak boynumun borcudur.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tandırda susuz olarak pişirilen kebap
– Piran
– Püran
– Su koyulmadan tandırda pişen kebap yemeği
Cümle içinde kullanımı: “Buraların meşhur yemeği biryân yemeden sizi asla salmam. “
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Firuze
– Gök mavisi renginde bir tür cevher
– Mavi renkte bir taş
– Turkuaz
Cümle içinde kullanımı: “Bîrûzec yüzüğün uğur getirdiği ve nazaran koruduğu söylenir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Gökzümrüt
-Yalancı zümrüt
– Yeşil renkte taş
Cümle içinde kullanımı: “Asiller dışında kadınların yüzük ve küpelerinde daha çok bî-rûz kullanılır.”
Kelime Kökeni: Farsça-bîrûy-Arapça-î
– Yüzsüzlük
– Arsızlık
– Yüzsüz olma durumu
– Sırnaşıklık
Cümle içinde kullanımı: “Bî-rûyî insandan korkmak lazım gelir, sağı solu belli olmadığı gibi kimin tarafında olacağı da şüphelidir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Arsız
– Yüzsüz
– Utanmaz
– Çekinmez
– Sıkılmaz
– Utanması olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Yalanlardan yüz tutmuş bî-rûy benliğin artık canımı yakamaz ki, özgürüm.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Osmanlı sarayı veya konağında Selâmlık dairesi
– Dış saray
– Ebu Reyhan Muhammed bin Ahmed el-Bîrûnî
Cümle içinde kullanımı: “İslam’ın altın çağında tanınan Bîrûnî, gökbilim, matematik, tarih ve coğrafya alanındaki çalışmalarıyla ünlenmiş bir hezârfendir. “
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hariç
– Hariçte
– Dışarı
– Derûn karşıtı
– Dışarılak
– Savruk
– Dışta bulunan
– Harici
– Osmanlı döneminde Enderun ve Harem dairelerinin dışında kalan bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Sarayın dış hizmetlerini yapan görevliler Bîrûn da altı sınıfa ayrılan hizmetliler oluşmaktaydı.”
– Tikel.
– Az.
– Azıcık.
– Pek az.
– Halef.
– Halefiyyet.
– İntikal.
– Biraz.
– Kıymetsiz.
– Mühim olmayan.
– Esasa ait olmayan.
– Külli olmayan.
– Göze çarpmayan.
– Önemsiz.
Cümle içinde kullanımı: ” Cüzi miktarda paraya ihtiyacım vardı bana biraz borç versen olur mu?”
Kelime Kökeni: Zarf
– Topluca
– Hep birden
– Toplu olarak
Cümle içinde kullanımı: “Eylem kararını bir uğurdan alarak çalışma şartlarımızın iyileştirilmesini talep edeceğiz.”