Kelime Kökeni: Ad
– Âmir
– Emredici
– Emir sahibi
– Buyuran kimse
Cümle içinde kullanımı: “Buyruk issi olan biriydi çevresindekileri yönetmek huyuydu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Âmir
– Emredici
– Emir sahibi
– Buyuran kimse
Cümle içinde kullanımı: “Buyruk issi olan biriydi çevresindekileri yönetmek huyuydu.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Av köpeği
– Ava yardımcılık etmek içim yetiştirilen köpek
– Zağar, kopoy, tazı
Cümle içinde kullanımı: “Bûy-perest olarak büyütülen köpekler av yere düşmeden havada kaparak sahibine getirir.”
– Donmak
– Soğumak üşümek
– Soğuktan donmak
– Üşümek
Cümle içinde kullanımı: “Karların arasında yürüye yürüye buymak oluşmuş yazık.”
Kelime Kökeni: Farsça-bûy+Arapça-î
– Kokulu
– Kokusu olan
Cümle içinde kullanımı: “Çiçeklerin ve doğanın kendisine has bir bûyî ve rayihası olduğunu düşünüyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku üreten
– Koku satan kimse
– Parfümeri
Cümle içinde kullanımı: “Bûy-fürûş olarak kullanılan bu dükkan uzun zamandır boş olarak bekliyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koku şişesi
– Kokuluk
– Aromalık
– Esans şişesi
Cümle içinde kullanımı: “Annemin eski çeyizlik sandığından bûy-dân buldum çok zarif bir eşya.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Güzel kokulu
– Aromalı
– Hoş kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Çileğin mis bûyâsı nasıl da saçlarına işlemiş öyle!”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Rayiha
– Koku
– Esans
– Aroma
Cümle içinde kullanımı: “Karanfilden yayılan keskin bûy etrafa yayılırken nakış gibi işleyen gözlerinin tesirindeydim.”
Kelime Kökeni: Arapça-ba’l
– Evlilik
– Karı koca olma durumu
– Evlenmiş kadın ve erkek
– Zevciyet
– Eşlik
Cümle içinde kullanımı: “Onlar bu’ûlet o yüzden gizli saklı olmaması çok doğal neyi yadırgıyorsunuz?”
Kelime Kökeni: Arapça-bu’dân
– Boyut
– Uzaklık
– Kurb karşıtı
– Iraklık
– Sinem
Cümle içinde kullanımı: “Aramızdaki bu’ud anca atan kalplerimizle akıttığımız gözyaşlarıyla kapanacaktır.”