Kelime Kökeni: Ad
– İnek yavrusu
– Sığır yavrusu
Cümle içinde kullanımı: “Sarı buzağıyı kendime istiyorum o kadar güzel bir şey ki.”
Kelime Kökeni: Ad
– İnek yavrusu
– Sığır yavrusu
Cümle içinde kullanımı: “Sarı buzağıyı kendime istiyorum o kadar güzel bir şey ki.”
– Buzağılamak
– Hayvan doğurmak
– Bızmak
– Yavrulamak
– Yavru doğurmak
Cümle içinde kullanımı: “Buzagılayan hayvanlardan bir tanesi hastalanmış diye duydum doğru mu?”
Kelime Kökeni: Ad
– Donmuş su
– Çok soğuk hava
– Sevimsiz
– Tatsız
– Suyun katı hali
Cümle içinde kullanımı: “
Kelime Kökeni: Arapça-beyz çoğul biçimi
– Yumurtalar
– Bu yan
Cümle içinde kullanımı: “Buyûz tarafa gelen saray görevlisi elinde bir ferman tutuyordu.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Âmir
– Hâkim
– Buyuran
– İşi başkalarına havale eden kimse
– Emreden
– Buyruk veren
– Emir veren kimse
Cümle içinde kullanımı: “Buyurucu tavırlarından bıktım usandım kendini buranın padişahı sanıyor.”
– Bir dilekçe veya başvuru yazısını ait olduğu makama takdim ederek üzerine ilgili daireye havale işareti koydurmak
– Havale ettirmek
– Emrettirmek
– Buyur ettirmek
Cümle içinde kullanımı: “Buyurttuğunuz gibi gelen tüm ürünlerin kontrolleri yapıldı sizi bekliyor efendim.”
– Emretmek
– Hükmetmek
– Söylemek
– Demek
– Söylemek
– Emir vermek
– Buyurmak
Cümle içinde kullanımı: “Buyur ettiğimiz misafirimize hemen bir kahve yapın getirin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Buyurucu
– Emir veren kimse
– Buyuran kimse
Cümle içinde kullanımı: “Buyurgan bir ses tonuyla konuşmasından anlaşılıyor ki bayağı bir kızgın.”
Kelime Kökeni: Arapça-bey’çoğul biçimi
– Satışlar
– Satımlar
Cümle içinde kullanımı: “Buyû sonrasın dükkan sahipleri kazanırken aileleri bir yıllık giderlerini karşılamış sayılırlar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Maiyyet
– Hizmetçi
– Emir kulu
Cümle içinde kullanımı: “Buyruk kulu ne yapsın sanki kendi isteğiyle yapıyor tüm bunları.”