Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Öteki dünya
– Ahiret
– Öbür dünya
– Ölülerin yaşadığı ikinci dünya
Cümle içinde kullanımı: “Cihân-ı gayb da görüşmek üzere dedi ve gitti, ayrılışımız bu kadar hazin ve uygunsuzdu.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Öteki dünya
– Ahiret
– Öbür dünya
– Ölülerin yaşadığı ikinci dünya
Cümle içinde kullanımı: “Cihân-ı gayb da görüşmek üzere dedi ve gitti, ayrılışımız bu kadar hazin ve uygunsuzdu.”
Ramazan ayında olmamızla birlikte birçok kişi oruca zarar veren ve bozulmasına neden olan davranışları araştırmaya devam ediyor. Orucu bozan belli eden bazı durumlar mevcutken, milyonlarca kadın adet kanamasının ve akıntının orucu bozup bozmayacağını merak ediyor.
İslam dininde doğum sonrası kanaması olan ve adet olan hanımlar bazı dini vecibelerinden muaf tutulmaktadır. Sonrasında tutulamayan oruçların kazası gerekmektedir. Peki oruçluyken adet olunursa orucu bozmak gerekir mi, yoksa oruç tamamlanmalı mıdır?
Oruca niyetlenen ve gün içinde kanaması gelen kadının orucu kabul olur mu olmaz mı sorusunun cevabını Diyanet şu şekilde yanıtlıyor.
Oruca niyetlenen bir kadın, gün içerisinde âdet görmeye başlarsa orucunu bozar, temizlenince bu günün orucunu da kaza eder (Merğînânî, el-Hidâye, II, 276). İftar vaktine kadar oruçlu gibi davranması doğru değildir.
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Dünya
– Alem
– Kainat
– Evren
– Yerküresi
– Acun
Cümle içinde kullanımı: “Cihân şahidim olsun ki bu gün arkamdan konuşanlar yarın yüzüme bakacak gurura sahip olamayacaklar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Vuruşma
– Öldürme
– Kıtal
– Dövüşme
– Savaş
– Muharebe
Cümle içinde kullanımı: “İki insanın cihâfı ne denli kanlı ne denli karmaşıksa o denli vahim sonuçlar doğurur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– İkinci Mahmut döneminde savaş masrafları için kesilen sikke
– Savaşla ilgili işler
Cümle içinde kullanımı: “Halktan alınan cihâdiyye harp hazırlıkları ve askerin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Cihat ile ilgili
– Cihat ile alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Saygı değer efendimizin cihâdî kararını vermesini bekliyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Dünya işlerini bir yana bırakarak Tanrı’ya ulaşmak için kendi benliği ile mücadele etme
– Nefisle mücadele
– Nefsi ile savaş
Cümle içinde kullanımı: “Gerçek savaş nedir bilir misin, cihâd-ı ekber ile dövüşmek ve kazanmaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Din uğruna savaşma
– İslam uğruna savaşma, mücadele
– Din savaşı
– Din yolunda mücadele, çalışma
Cümle içinde kullanımı: “Cihâd uğruna kaç can feda edilmeli, kimler inancı için göklere yükselmeyi göze alabilir?”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İslâm adına savaşma
– İslam müdafaası için cenk etme
– Savaş
Cümle içinde kullanımı: “Cihâd-ı asgar için dökülen kanlar helaldir, bizlerin inancı için yaşayan insanlarız.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yürek yakan
– Zevkli
– Ciğer yakan
– Çok acı
– Ciğeri yakan teessür
Cümle içinde kullanımı: “Dünyam yıkılırken annesizliği ancak şu kelimeyle anlamlandırabilirim, ciğer-sûz!”