Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Fatih
– Zafer kazanan
– Fetheden
Cümle içinde kullanımı: “Bu alemi Cihân-güşâ etmeyi düşleyen nice isim olmuştur lakin hepsinin sonu bir karış topraktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Fatih
– Zafer kazanan
– Fetheden
Cümle içinde kullanımı: “Bu alemi Cihân-güşâ etmeyi düşleyen nice isim olmuştur lakin hepsinin sonu bir karış topraktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dünyayı ele geçiren
– Padişah
– Hükümdar
– Erkek adı
– Dünyaya egemen olan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Cihân-gîr ismini bu yavrucağa vermeni istiyorum, o ki büyüyünce dünyaya eş olsun.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dünyayı dolaşan
– Dünyayı gezen
– Cihanı dolaşan, gezen
Cümle içinde kullanımı: “Cihân-gerd olmayı ister, seyyah olup uçmak isterdim.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Görmüş geçirmiş
– Eski kurt
– Tecrübeli
– Dünyayı görmüş
– İleri görüşlü
Cümle içinde kullanımı: “Onca memleket onca ülke görmüş Cihân-dîde bir adamdır kendisi sözüne muteber edebilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Cihanı ele geçiren padişah
– Dünyayı fetheden padişah
– Cihana egemen olan hükümdar
Cümle içinde kullanımı: “Cihân-dâr bizim için Fatih Sultan Mehmet’tir, fethedilemez İstanbul’u almıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Öteki dünya
– Ruhlar alemi
– Ahiret
– Öbür dünya
– Ebedi alem
Cümle içinde kullanımı: “Bu dünyadaki tüm emellerimiz Cihân-cân için değil midir?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Cihanı koruyan
– Evreni koruyan kollayan
– Dünyayı koruyan
Cümle içinde kullanımı: “Cihân-bân Alllah’tır, yeri ve göğü o yaratmıştır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Cihanı süsleyen
– Cihanı bezeyen
– Evreni süsleyen
Cümle içinde kullanımı: “Sen ki benim gönlümün cihân-ârâm, mutluluğumun iki gözüsün.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tanrı
– Dünyayı yaratan
– Allah
– İlah
Cümle içinde kullanımı: “Bizler Cihân-aferîn sayesinde bu dünya da mutluluğu arar dururuz.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bu dünya
– Yaşanılan yeryüzü
Cümle içinde kullanımı: “Cihân-ı pîr bize hem eziyet hem mutluluk verir derler.”