Kelime Kökeni: Ad
– Gevrek bir şeyin düşerken, kırılırken veya yanarken çıkardığı ses
– Çatırtı
– Çatırdama sesi
Cümle içinde kullanımı: “Özleminden öyle bir sıkı sarıldı ki neredeyse kemiklerinin çatırdısı duyulacaktı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Gevrek bir şeyin düşerken, kırılırken veya yanarken çıkardığı ses
– Çatırtı
– Çatırdama sesi
Cümle içinde kullanımı: “Özleminden öyle bir sıkı sarıldı ki neredeyse kemiklerinin çatırdısı duyulacaktı.”
Kelime Kökeni: Ad-sıfat
– Kedi
– Kavşak
– Ekşi
– Birbirine bitişik
– Abus
– Çatılmış olan
Cümle içinde kullanımı: “Çatık kaşlarından birini yukarıya kaldırdığında sinirlendiğini kolayca anlayabilirdiniz.”
Kelime Kökeni: Rumca-ad
– Sandaldan büyük, istimbottan küçük binit
– Küçük vapur
Cümle içinde kullanımı: “Suyun üzerinde yüzen çatanayı izledikçe huzur buluyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kesin anlam ifade etmeyen, iki manaya çekilebilen söz
– Çelişkili söz
Cümle içinde kullanımı: “Çatal sözlerinden bir şey anlamak ne mümkün, anca kafa karışıklığı yaratıyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri ağası ile topçu ve asesbaşıların giydikleri başlık
Cümle içinde kullanımı: “Müzenin bir kısmında yeniçerilerin elbiseleri ve çatal kalafatlar sergileniyordu.”
Kelime Kökeni: Ad
– Bir tür sac ayağı
Cümle içinde kullanımı: “Çatalcayı getir de ateş yakalım, ekmek pişirilecek bugün.”
Kelime Kökeni: Ad
– İkiye ayrılmış dal
– İki dişli yaba
– Yemek yemede kullanılan üç veya dört dişi olan metal nesne
– Dirgen
– Olta iğnesi
Cümle içinde kullanımı: “Alafranga yemek yeme usulünde çatal vazgeçilmezdir, yemeğe el sokulmaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Birbirine çatışmış
– Girift
– İki dağın birleştiği yerde oluşan ova
– Dere yatağı
– Yapışık
– İkiz
– Kavga çıkartan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ağaçtaki kirazların çoğu çatak ve sulu sulu kızarmışlar.”
– Çatlamak
– Patlamak
– Kırılmak
– Çat diye ses çıkarmak
Cümle içinde kullanımı: “Hayallerimin bir süprüntü gibi ayaklar altında düşmesinden önce çat ettiğini duydum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Vurma ve darbe sesi
– Patlama
– Çatlama
– Kapı çalınma sesi
– İki nehrin birleştiği yer
– İki yolun birleştiği yer
– Hayvanın beli
– Bir şeyin kırılma sesi
Cümle içinde kullanımı: “Ne o düşman gibi kapıya çat çat vuruyorsun, hayırdır?”