Kelime Kökeni: Ad
– Yalaz
– Alev
– Şiddetli rüzgar
– Erkeklik organı
– Şule
– Alaz
Cümle içinde kullanımı: “Kar tipi bir yana bu çavgın bizi yolumuzdan geri koymaya yeter.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yalaz
– Alev
– Şiddetli rüzgar
– Erkeklik organı
– Şule
– Alaz
Cümle içinde kullanımı: “Kar tipi bir yana bu çavgın bizi yolumuzdan geri koymaya yeter.”
Kelime Kökeni: Ad
– Hayvan derisinden yapılan kırbaç
– Hayvanların cinsel organından yapılan kırbaç
– Baston
– Hayvanların cinse organı
Cümle içinde kullanımı: “Babadan kalma çavını satmak istiyorum bende kalmasına gerek yok.”
Kelime Kökeni: Ad
– At ve eşek gibi hayvanların erkeklik organı
– Yüksek ses
– Tiz ses
– Şan
– Şöhret
– Ün
– Buluttan ayrılmış güneşin görünümü
– Yeni hadiseler, havadis
Cümle içinde kullanımı: “Kulaklarımızı kanatacak çav sesiyle insanları yanından kaçırmayı başarıyor.”
– İliştirmek
– Kurmak
– Birbirine bağlamak
– Uç uca kavuşturmak
– Hayvana yük yüklemek
– Rast gelmek
– Duçar olmak
– Uğramak
– Bir araya getirmek
– Çaprazlama dayayarak durdurma
Cümle içinde kullanımı: “Siz ki başınızı sürekli olarak belaya çatıyor bizleri da mahcup duruma sokuyorsunuz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çatmak eylemi
– Geçici olarak iliştirilmiş
– Birbirine tutturulmuş kereste
– Semerin ağaç bölgesi
– Çatmak işi
– Yayla evi
– Çadır
Cümle içinde kullanımı: “Tahtalardan yapılan çatmaları buraya getirin belki işe yararlar.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çatılmış
– Bir araya getirilmiş
– Çevrelenmiş
– Dolanmış
– Örtülmüş
– Sınır içine alınmış
Cümle içinde kullanımı: “Etrafı çatlı, ayakları prangalı bir mahkumdan ibaretim kalbinde.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yarık
– Parçaları ayrılacak derece de kırık
– Deli
– Bir şeyin çatladığı yer
– Aralık
– Açılma
Cümle içinde kullanımı: “Düşünce kolunda çatlak ve kırıklar oluşmuş acil tedavi edilmesi gerek.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Zengin veya nüfuzlu birine bağlanmış
– Çatık
– Çatılmış olan
Cümle içinde kullanımı: “Hayatının bir çoğunu ağzında gümüş kaşık tutanlara çatkınlık ederek geçirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çift öküzlerini birbirine bağlayan ve boyunduruğun ona geçirildiği ağaç
– Çifte boyunduruklu ağaç parçası
Cümle içinde kullanımı: “Öküzleri tarlaya koşmadan önce çatkılığa takılması lazım.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Çatılan ve kurulan şeyler
– Arkurı bağlanan şey
– Yemeni
– Saç örtüsü
– Birbirine çatılan şeyler
– Kaşbastı
– Sehpa
Cümle içinde kullanımı: “Kadın başındaki kırmızı çatkıyı çıkarıp hiddetle yere attı.”