Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Otlak
– Hayvan otlatılan yer
– Mera
– Salmalık
Cümle içinde kullanımı: “Çerâ-gâh yeşil otlarla doluyken hayvanlarımız aç kalmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Otlak
– Hayvan otlatılan yer
– Mera
– Salmalık
Cümle içinde kullanımı: “Çerâ-gâh yeşil otlarla doluyken hayvanlarımız aç kalmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Mera
– Otlak
– Yemlenme
– Otlama
– Yaylak
Cümle içinde kullanımı: ” Uzayıp giden nefti çerâ hayallerimizin ötesinde kaybolup gidiyordu sanki.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bölme
– Çit
– İki odayı birbirinden ayıran duvar
– Huysuz
– Ahlaksız kimse
– Sebze bahçesi
– Zar
– Duvar
Cümle içinde kullanımı: “Bizi ve gerçek hislerimizi birbirinden ayıran görünmez bir çeper vardı aramızda.”
Kelime Kökeni: Farsçad-ad
– Hilekarlık
– Düzenbazlık
– Hilecilik
– Sahtekarlık
Cümle içinde kullanımı: “Arada aşk denen fail olmasaydı çep-endâzî gülüşüne kanmazdım.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Düzenbazca
– Hilekarca
– Hilebazca
Cümle içinde kullanımı: “Çep-endâzâne konuşmalarınla insanların aklını yıkamaktan vazgeç!”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hilekar
– Düzenbaz
– Hileci
– Aldatıcı
Cümle içinde kullanımı: “Sayılı kalan ömrümün şu günlerini çep-endâz olarak geçirmeyeceğim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Çamurlu
– Şiddetli hava
– Fırtınalı hava
– Batak
– Cıvık
– Karlı hava
– Puslu hava
Cümle içinde kullanımı: “Yağmurun ıslak kokusunu alıyor musun, bak gökyüzüne gör çepelliği.”
Kelime Kökeni: Ad
– Karlı hava
– Puslu hava
– Hafif sisli hava
Cümle içinde kullanımı: “Güne çepel havâda bir yürüyüşle başlayıp güzel bir kahvaltı yaparak devam edelim.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Bataklık
– Kirli
– Pis
– Kesif
– Bulaşık
– Koyu
– Çamurlu
– Lekeli
– Mülevves
Cümle içinde kullanımı: “Çepel içinde kalmış aynadan yüzünü seçemezsin, gerçek seni görmek için temizlemen lazım.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Her bir yönden
– Bütün çevresiyle
– Yanlarını kuşatan
– Fırdolayı
Cümle içinde kullanımı: “Çepeçevre saran hüzünden kaçışın tek yolu mutlulukla gülümsemektir.”