Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çılgın
– Deli gibi hareket eden
– Delirmiş gibi davranan
– Mecnun
Cümle içinde kullanımı: “Divâne-rev misali vücudunu oradan oraya vurdun da yanan gönlüne bir su bulamadın.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çılgın
– Deli gibi hareket eden
– Delirmiş gibi davranan
– Mecnun
Cümle içinde kullanımı: “Divâne-rev misali vücudunu oradan oraya vurdun da yanan gönlüne bir su bulamadın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Divane olma durumu
– Delilik
– Cinnet
– Aklını yitirmiş
– Kaçık
Cümle içinde kullanımı: “Bu aştan bertaraf olurken divânegî olup yemeden içmeden kesildi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Osmanlı yönetiminde vezirlerin resmi ve özel baş katipleri
– Beylerbeyilerinin yazı işlerine bakan buyurucusu
– Tarih alanında kullanılan söz
Cümle içinde kullanımı: “Buyrukların ve emirlerin hepsi harfiyen divân efendisi tarafından tek tek kaleme alınmıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-divân+Farsça-çe
– Küçük şiir mecmuası
– Küçük divan
– Harf sırası tertibiyle hazırlanan şiir mecmuası
Cümle içinde kullanımı: “Cebinde sürekli divânçe taşıyan, güzel sözlere aşık bir adamdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ahiretteki hesap günü
– Haşirde muhasebe günü
– Öbür dünyada hesap günü
Cümle içinde kullanımı: “Günahsızlar Divân-ı ilâhî de korkusuzca öne çıkarken mazlumların ahını alanlar yüzlerini eğecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Halkın şikayetlerinin dinlenerek çözüme kavuşturulduğu ve devlet işlerinin görüldüğü padişah huzuru
– Osmanlı döneminde meclisin çalıştığı yer
Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı Hümâyun da halk davaları ve şikayetleri dinlenerek çözüm bulunur sulh sağlanırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Haysiyet divanı
– İtibar makamı
– Saygınlık meclisi
Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı haysiyet meselesi olmadığı sürece her şey mazide kalacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Padişahın başkanlık ettiği meclis
– Özel divan
– Osmanlı padişahlarının birebir katıldığı özel güvenlik kurulu
Cümle içinde kullanımı: “Ancak devletin güvenliğini ve nizamını tehdit eden durum ve olaylarda Divân-ı Hâss toplanırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Askeri mahkeme
– Askeri divan
Cümle içinde kullanımı: “Divân-ı Harb toplandıktan sonra herkesin yalanı da doğrusu da ortaya çıkar elbet.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yüce divan
– Yüce meclis
– Devlet adamlarını yargılayan üst yargılık
Cümle içinde kullanımı: “Devleti yönetenlerin bir kabahati varsa ancak Divân-ı Âlî de ortaya çıkacaktır.”