Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Büyücülerin ot yakarak cin çağırması
– Öd ağacı ve yüzerlik yakarak cin davet etmek
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buralarda dûd-efgen yapana iyi gözle bakılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Büyücülerin ot yakarak cin çağırması
– Öd ağacı ve yüzerlik yakarak cin davet etmek
Cümle içinde kullanımı: “Bizim buralarda dûd-efgen yapana iyi gözle bakılmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça-Arapça
– Küçük solucan
– Ata baba
– Soysop
– Ocak
– Mürekkep yapmaya yarayan çıra
– Aile
– Kavim
– Aşiret
– Böcek
Cümle içinde kullanımı: “Dûde yıkılıp yok olmadığı sürece geri dönebileceğin hep bir yer var.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Dumanlı
– Duman bürümüş
– Duman çıkaran
– Dumanı olan
– Sisli
Cümle içinde kullanımı: “Ey gözleri dûd-âlûd, saçları yaldızlı dilber bir gülüver bitiversin bu hasret.”
– Ağzın üst ve alt kenarı
– Kenar
– Ağzı
– Körfez
– Koy
Cümle içinde kullanımı: “Dudaklarında ki ince sızı yaşadıklarının eseriydi belki de.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– İlenç
– Beddua
– Kargış
– İlenme
– İlenmek amacıyla söylenen söz
– İnkisar
Cümle içinde kullanımı: “Dûd-i âh etme, kötü laf döner sahibini bulur.”
Kelime Kökeni: Arapça-Farsça
– Kurt
– Böcek
– Solucan
– Keder
– Tasa
– Duman
– Pus
– Tütün dumanı
– Sıkıntı
– Üzüntü
– Gam
– Tütün
– Sis
Cümle içinde kullanımı: “Dûd sarmış etrafı, göz gözü el eli bulamıyorum.”
– Çatmak
– Uğramak
– Bir süre kalmak
– Tutturmak
Cümle içinde kullanımı: “Sevgiye dûçâr olanın yaraları çabuk iyileşir derler.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Hedef
– Çatmış
– Bağlanmış
– Rast gelmiş
– Tutulmuş
– Uğramış
– Müptela
– Maksat
Cümle içinde kullanımı: “İhanete dûçâr olan yürek nasıl da yanıp kül olmasın.”
Kelime Kökeni: Ad
– Düzenbaz
– Dessas
– Hileci
– Hilekar
– Düzenci
– Entrikacı
Cümle içinde kullanımı: “Seni gidi dubaracı seni, herkesi parmağında oynatıyorsun.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hile
– Oyun
– Tavla oyununda iki zarında iki benekli gelmesi
– Aldatmaca
– Düzen
– Dalavere
– Aldatıcı oyun
– Desise
– Entrika
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerindeki ferfecir ifadeyle birlikte dubara oyunları herkesi bıktırdı usandırdı.”