Kelime Kökeni: Ad
– Pisboğaz
– Aç gözlü
– Eline geçeni hemen yiyen
– Toközlü karşıtı
– Gözü doymayan
Cümle içinde kullanımı: “Anadan atadan gelen mirası dul avrat çocuğu gibi yiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Pisboğaz
– Aç gözlü
– Eline geçeni hemen yiyen
– Toközlü karşıtı
– Gözü doymayan
Cümle içinde kullanımı: “Anadan atadan gelen mirası dul avrat çocuğu gibi yiyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Söz ebesi
– Çok bilmiş kızlar için söylenen söz
– Laf ebesi
– Kendini beğenmiş kız
Cümle içinde kullanımı: “Milletin içinde du avrat gibi konuşup konuşup durma.”
Kelime Kökeni: Ad
– Kocası ölen kadın
– Eşi ölmüş kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dul kadını böyle rezil etmeye hakkınız yok.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Kuşluk vakti kesilen kurban
– Sabahtan kesilen kurban
Cümle içinde kullanımı: “Duhye kesilmeden önce namazını kılın gelin çocuklar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Giriş verilen ücret
– Bir yere girilirken verilen para
Cümle içinde kullanımı: “Duhûliyye almadan giremeyeceğiniz kapılar mevcuttur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– İçe özgü
– İçle ilgili
– İçle alakalı
– İçe mahsus
Cümle içinde kullanımı: “Yüreğimizdeki duhûlî sıkıntıları bir bir çözecek huzura ulaşacağız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Bekarlık
– Evlenmemiş kız
– Bekar olma durumu
– Bekar
Cümle içinde kullanımı: “Duhterî olmayan kızlarla erkekler evlenmek istemiyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– El değmemişlik
– Kız oğlan kız olma
– Bekarlık
– Kızlık
– Bikir
– Bekaret
– Bakire
Cümle içinde kullanımı: “Köyün en güzel duhtere kızları ana babasının izni olmadan evlenemez.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Üvey kız
– Kadın köle
– Kız çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Duht-ender sahiplenip ona güzel bir gelecek bırakmalısın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kız
– Kız çocuğu
– Kız evladı
– Kerime
– Dişi çocuk
Cümle içinde kullanımı: “Bir babanın göz bebeğidir duht, hastalıkta bir bardak su verenidir.”