Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dilsizlik
– Dili olmamak
– Konuşma becerilerini kullanamayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Doğuştan ebkemı doğan çocuğun ömrü boyunca konuşamayacağı söyleniyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dilsizlik
– Dili olmamak
– Konuşma becerilerini kullanamayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Doğuştan ebkemı doğan çocuğun ömrü boyunca konuşamayacağı söyleniyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yağmur sonrasında ufukta görünen rengarenk kuşak
– Eleğim sağma
– Kavs-ı kuzah
– Gökkuşağı
– Alaimi sema
Cümle içinde kullanımı: “Ebem kuşağını görmek için saatlerdir bekliyoruz umarım çıkar.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Aptallık
– Ahmaklık
– Dervişlik
– Alperenlik
– Akılsızlık
Cümle içinde kullanımı: “Kalemi ebdâlı birine ver, alim mi zalim mi görelim.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Büyükler
– İtibarlı kimseler
– Atalar
Cümle içinde kullanımı: “Eâlı nasihatleri kötülük içermez gençleri korumak için söylenmiştir.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Düşmanlar
– Hasımlar
– Husumet edenler
Cümle içinde kullanımı: “Her sülalede birbirine eâdı olan, geçimsiz insanlar vardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Hırsızlık
– Arakçılık
– Çalma
– İzinsiz alıkoyma
Cümle içinde kullanımı: ” Bazı aşklar düzdıye benzer, ortada bir suç hasıl olur ancak suçlu bulunmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Devletlerle ilgili
– Devletlerle alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Düvelı makaleleri çevirip akıcı bir Türkçeyle kağıda dökmenizi istiyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Güçlük
– Zorluk
– Çetinlik
– Suubet
– Meşakkat
Cümle içinde kullanımı: “Bizim aramızdaki düşvârı tamamen fikir ayrılıklarımızdan kaynaklanıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tomruk
– Çatal ağaç
– Suçlunun boynuna takılan çatal ağaç
– Kerestelik kütük
Cümle içinde kullanımı: “Boynuna geçirdikleri düşâhı onun sonu olacak onu dünyadan ayıracaktı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Şam’da Cebel-i Durûz’da ve değişik yerleşim bölgelerinde oturan bir kavim
– Yaramaz adam
– Suriye’nin Havran bölgesinde yaşayan kendilerine özgü mezhepleri bulunan topluk
Cümle içinde kullanımı: “Dürzî ağzından çıkanı kulağı duymuyormuş gibi delicesine konuşuyor.”