Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dedikodu
– Söylenti
– Kılükal
– Şayia
– Rivayet
Cümle içinde kullanımı: “Efvâhî sözlere inanıp insanları zan altında bırakamazsınız.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dedikodu
– Söylenti
– Kılükal
– Şayia
– Rivayet
Cümle içinde kullanımı: “Efvâhî sözlere inanıp insanları zan altında bırakamazsınız.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Hissizlik
– Donukluk
– Duygusuzluk
– Duygusuzca davranış
– Duygusuz olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Efsürdegî bir kalbi öyle kolay ısıtıp çözemezsiniz.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Efsaneye özgü
– Büyülü
– Etkileyici
– Çekici
– Efsane ile ilgili
– Menkıbevi
– Olağanüstü niteliklere sahip olan
Cümle içinde kullanımı: “Efsânevî hikayelerle hepimizi büyülemeye devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Eflake mensup
– Melek
– Gökte oturan melek
Cümle içinde kullanımı: “Eflâkî hatırına şu bulutların seyrine doyum olmuyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Yeniçeri efendisi kâtibinin bulunduğu makam
– Yeniçeri efendisinin görev yeri
Cümle içinde kullanımı: “Burası efendi kapısı değil o yüzden herkes öyle rahat girip çıkamazsın.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Edebiyata özgü
– Terbiye ile ilgili
– Nezaketle alakalı
– Yazınsal
– Edebiyatla alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Kullandığı cümlelerin hepsi eddebî bir hava katmış değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dua eden
– İlmiye mensuplarının ve şeyhlerin imzalarının üzerine koydukları ibare
– Duacınız anlamındaki ibare
Cümle içinde kullanımı: “Mektubun sonunda gördüğümüz eddâî kime ait olduğunu pekala belli ediyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– İlaç satan kimse
– Eczacılık eğitimi alan kimse
– İlaç yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Eczâcı beye sorar mısınız şiddetli baş ağrısı için önerdiği bir ilaç bulunuyor mu?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yabancı
– Misafir
– Taşralı
– Hükmi kimse
– Başka milletten olan
– Bigâne
Cümle içinde kullanımı: “Ecnebî birine aşık olmuş ona inanıp memleketinden çok uzaklara gitmiş.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Aptallık
– Bönlük
– Budalalık
– Saflık
– Safiyet
Cümle içinde kullanımı: “Mevzubahis eblehı oldu mu söyleyecek bir şey kalmıyor geriye.”