Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Düşkünlük
– Beceriksiz
– İş beceremeyen
– Elinden iş gelmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Damadın dermândegî olanı makbuldür, evin oğlu gibi olur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Düşkünlük
– Beceriksiz
– İş beceremeyen
– Elinden iş gelmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Damadın dermândegî olanı makbuldür, evin oğlu gibi olur.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Veremli
– Verem hastalığına tutulan
– Tüberkülozlu
– Müteverrim
Cümle içinde kullanımı: “Saçların yüzüme dökülmediği gün bil ki derenî ölüm üstüme örtünecektir.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Gerileme
– Basitleştirme
– Ricat
Cümle içinde kullanımı: “Hayatın derekî kısımlarını büyütmek yerine ileriye odaklanılmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Renkli şeyler
– Parlak
– Parlak yıldızlar
Cümle içinde kullanımı: “Karanlığı dağıtan derârî gözlerin içime yeni bir can katıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sırdaşlık
– Dostluk
– Arkadaşlık
– Gönüldaşlık
Cümle içinde kullanımı: “Cümle alem gelse de Dem-sâzî yerini tutamaz.”
Kelime Kökeni: Türkçe-sıfat
– Demir rengine çalan
– Kır at
– Gri
– Demir mavisi
Cümle içinde kullanımı: “En sevdiği ata Demirî adını koydu, tüm bakımını da bizzat kendi üstlendi.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kanlı
– Kanla ilgili
– Asabi
– Sinirli
– Öfkeli
– Kızgın
– Hiddetli
– Kanla dolmuş
Cümle içinde kullanımı: “Demevî rüyalarını anlatma hayra yor, dillendirme.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Susmuş
– Suskun
– Susturulmuş
– Sessiz sedasız
– Sükûtî
– Az konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Kadının dem-bestegî olanı hem kendi için hem çevresi için yıkımdır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tanzimat’tan önce vezir dairelerini korumakla görevli muhafız süvariler
– Muhafız süvarilerinin başına verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Delîl başı olarak anılan askeri birlik padişahtan sonra gelen en güçlü ve itibarlı kimseleri korumakla yükümlüydü.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Materyalist
– Bu dünyanın ebediliğine inanan
– Ahireti inkar eden
– Erkek adı
– Müteallik
Cümle içinde kullanımı: “Diğer tarafı dehrî eden elbet ölünce hakikati görecek.”