Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yaralı gönül
– Üzüntülü gönül
– Dertli kalp
Cümle içinde kullanımı: “Onca ayrı geçen yıldan, ömürden sonra dil-i mecrûh hala kanıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Yaralı gönül
– Üzüntülü gönül
– Dertli kalp
Cümle içinde kullanımı: “Onca ayrı geçen yıldan, ömürden sonra dil-i mecrûh hala kanıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-çoğul biçimi dihât
– Köy
– Belde
– Karye
– İnsanlarla meskun yer
– İlçeden küçük yer
Cümle içinde kullanımı: “Önceleri dih olarak bilinen yer artık büyük bir şehre dönüştü.”
Kelime Kökeni: Arapça-devlet+Farsça-mend
– Padişah
– Sultan
– Hükümdar
– Kral
Cümle içinde kullanımı: “Kılıçtan keskindir Devlet-penâh ağzından çıkan.”
Kelime Kökeni: Ad
– Tezgah
– İşyeri
– Tersane
– Dokuma aleti
Cümle içinde kullanımı: “Destgâh başına geçip ustalığını maharetini göster. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Muhkem
– Sağlam
– Hastalıktan kurtulan tam anlamıyla kendine gelemeyen
– Gerçek
– Doğru
– Hayran
– Şaşkın
– Lazım
– Zaruri
– Baş aşağı asılmış
Cümle içinde kullanımı: “Manasız dervâh bakışlarına gömsünler beni, illa gözünden bir damla yaş olurum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Tekke
– Kapı
– Kapı önü
– Büyüklerin makamı
– Tarikatların barındıkları yer
– İbadet edilen yer
Cümle içinde kullanımı: “Sen ki benim yeni dergâhım, sen ki varlığına şükrettirenim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat,ad
– On
– 10 sayı
– Sıra
– Tabur
– Güzel
– Hoş
– Dah
– Latif
Cümle içinde kullanımı: “Bana en güzel anları yaşatan deh, artık bir maziden ibaretsin.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Mezar
– Kabir
– Gömüt
– Makber
Cümle içinde kullanımı: “Geceleyin kazılır darîhim, bir esinti çalar götürür nefesimi.”