Kelime Kökeni: Ad
– Değin
– Dahi
– Nevi
– Türlü
– Kadar
– Deneme
– Tecrübe
– Sağlam
– Güçlü
– Sınama
– Dilencilik
– Güçlü
– Sağlam
– Hile
– Oyun
– Düzen
Cümle içinde kullanımı: “Yeni yaşına girene dek burada sizin gözetiminizde kalsın istiyorum.”
Kelime Kökeni: Ad
– Değin
– Dahi
– Nevi
– Türlü
– Kadar
– Deneme
– Tecrübe
– Sağlam
– Güçlü
– Sınama
– Dilencilik
– Güçlü
– Sağlam
– Hile
– Oyun
– Düzen
Cümle içinde kullanımı: “Yeni yaşına girene dek burada sizin gözetiminizde kalsın istiyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Onuncu
– On sayısının sıra sıfatı
– Dokuzuncudan sonra gelen
Cümle içinde kullanımı: “Kütüphanedeki tahta duvarın içinde baştan dehüm olan kitabı alacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dehşetli
– Korkunç
– Ürpertici
– Ürkütücü
Cümle içinde kullanımı: “İçerisinde garip ve esrarengiz olaylar içeren eserlerin konusu mutlaka dehşet-nâktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Korkunç
– Dehşet verici
– Korku saçan
Cümle içinde kullanımı: “Hikayenin sonu dehşetengîz bir olaya doğru giderken hepimiz nefeslerimizi tuttuk.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Dehşet saçan
– Korku saçan
– Korkunç
– Çok korkulu
– Ürkütücü
Cümle içinde kullanımı: “Dehşet-efşân davranışlarından herkes çekiniyor ve kaçıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça-dehşet+Farsça-âver
– Ürkütücü
– Korkutucu
– Korku veren
– Şaşırtan
Cümle içinde kullanımı: “Dehşet-âver gözleriyle bana her baktığında olduğum yerde titriyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Şaşıp kalma
– Korkma
– Ürkme
– Allah’ın gücünü yansıtan ilahi kuvvet
– Yılgı
– Ürküntü
– Korku ve telaş
Cümle içinde kullanımı: “Olayın arkasından yaşadığı dehşet sonucunda yere yığılıp kaldı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dünyanın ebedi olduğuna inanan felsefe
– Materyalizm
– Yalnızca maddenin varlığını kabul eden felsefi görüş
– Maddecilik
– Özdekçilik
Cümle içinde kullanımı: “Dehriyye görüşüne göre ruh ve ahiret gibi olgular olmadığı gibi Tanrı inancı da yoktur.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Materyalist
– Bu dünyanın ebediliğine inanan
– Ahireti inkar eden
– Erkek adı
– Müteallik
Cümle içinde kullanımı: “Diğer tarafı dehrî eden elbet ölünce hakikati görecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bu dünya
– Fani dünya
– Geçici dünya
– Ölümlü dünya
Cümle içinde kullanımı: “Dehr-i fânî kimseye kalmayacak, toprak olup göçeceğiz.”