Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kanlı
– Kanla ilgili
– Kan dolmuş
– Sinirli
– Kızgın
– Asabi
– Sinirsel
Cümle içinde kullanımı: “Halinden tavırdan demeviyye olduğunu anlamak mümkün.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kanlı
– Kanla ilgili
– Kan dolmuş
– Sinirli
– Kızgın
– Asabi
– Sinirsel
Cümle içinde kullanımı: “Halinden tavırdan demeviyye olduğunu anlamak mümkün.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Kanlı
– Kanla ilgili
– Asabi
– Sinirli
– Öfkeli
– Kızgın
– Hiddetli
– Kanla dolmuş
Cümle içinde kullanımı: “Demevî rüyalarını anlatma hayra yor, dillendirme.”
Kelime Kökeni: Ad
– Deste
– Ekin bağı bir yerde bağlanmış
– Biçilmiş ekin
– Birlikte bağlanmış çiçek
– Bitki bağlamı
– Lifli kordon
Cümle içinde kullanımı: “Demet demet çizilmiş çiçek tarhlarının yanında dünyanın en güzel çocuğunu gördüm.”
– Söylemek
– Ağızdan bir söz çıkarmak
– İsim vermek
– Rivayet etmek
– Tesmiye etmek
– Nam takmak
– Nakil etmek
– Düşünmek
– Yargıya varmak
Cümle içinde kullanımı: “Demek ki sükunetim sana bu cesareti verecek kadar ölçüsüzdü.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Hakaret
– Öfkelenme
– Azarlama
– Hiddetlenme
– Kızma
– Küfür
– Avaz
– Hoşa gitmeyen sesler
– Sövgü
Cümle içinde kullanımı: ” Ağza yakışmayan demdeme sözlerle insanları kendine düşman etti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Susmuş
– Suskun
– Susturulmuş
– Sessiz sedasız
– Sükûtî
– Az konuşan
Cümle içinde kullanımı: “Kadının dem-bestegî olanı hem kendi için hem çevresi için yıkımdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sessiz
– Suskun
– Susmuş
– Sesi soluğu kesilmiş
– Ses çıkarmayan
– Sükûtî
Cümle içinde kullanımı: “Ömür gelip geçiyor sevda dediğin dem-beste gönlümde kanıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Zaman zaman
– Ara sıra
– Kimi zaman
– Vakit vakit
Cümle içinde kullanımı: “Dembedem aklıma suskun kalışların, hasretle iç çekmelerin gelir.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Zaman zaman
– Sık sık
– Az aralıklarla
– Sıkça
– Ara sıra
Cümle içinde kullanımı: “Her gün aklıma gelmiyorsun mesela, demâdem çılgın aşk sözlerini duyuyorum kulağımda.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Bir damla gözyaşı
– Her zaman
– Vaktaki
– Ne zaman ki
Cümle içinde kullanımı: “Yaşlar yanaklarından dökülürken dem’a içerisinde hüzün yüzüyordu.”