Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kendisini düşünmeyen
– Özgecil
– Özgeci
– Elcil
– Kendi yararını gözetmeden başkasına yararlı olmaya çalışan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Trafikte diğer-kâm olmak gerek, bencillik ölüm getirir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kendisini düşünmeyen
– Özgecil
– Özgeci
– Elcil
– Kendi yararını gözetmeden başkasına yararlı olmaya çalışan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Trafikte diğer-kâm olmak gerek, bencillik ölüm getirir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Başkalaşmış
– Değişmiş
– Bozuk
– Değişiklik yapılmış
Cümle içinde kullanımı: “İnsanlık diğer-gûn, zalimleşmiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Başkalarının iyiliğini düşünen kimse
– Başkaları için fedakarlıkta bulunan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Diğer-bîn olmak iyidir amma velakin kıymeti bilinmez.”
Kelime Kökeni: Farsça-zarf
– Başka sefer
– Başka zaman
– Sonra
– Daha ileriki bir zamanda
Cümle içinde kullanımı: “Diğer-bâr sevecek, kalbini kırmayan birine denk geleceksin.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Öteki
– Başka
– Özge
– Öbür
– Farklı
Cümle içinde kullanımı: “Diğer her şeyi bir kenara bırak ve yeniden tanışıp merhaba diyelim birbirimize.”
Kelime Kökeni: Fransızca-dis donc
– İstanbul halkının Frenkler için kullandıkları söz
– Didona
– Fransızlara verilen isim
– Züppe
Cümle içinde kullanımı: “Ahbabımız olan Didon zor günlerde ailemize maddi manevi destek olmuştur.”
Kelime Kökeni: Farsça-çoğul ad
– Gözler
– Bakışlar
Cümle içinde kullanımı: “Bir sevda türküsünde adı geçen didegân sensin karaca.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Kolcu
– Nöbetçi
– Gümrük memuru
– Bekçi
– Gözetleyici
– Gözcü
– Bir yeri korumakla beklemekle görevli kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dide-bân gibi gözlerin beni hem takip ediyor hem esir düşürüyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-didegân
– Göz bebeği
– Göz
– Çeşm
– Göz ucu
– Ayn
– Çok sevilen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Ey benim Dide’m, sen ki yüzümün akı yüreğimin goncasısın.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Çehre
– Yüz
– Yüz yüze gelme
– Göz
– Görme
– Mülakat
– İlahi güzellik
– Görüşme
– Görüşüm
– Kavuşma
Cümle içinde kullanımı: “Kokunu duyuyorum ne olur anla beni yan yana gelsek didâr, yıksak duvarları.”